Ana Menü

Felsefe

Aşk-At PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Âşığın gözü kördür (kör olur).

Kendisini aşka kaptıran kişi, ne sevgilisinin kusurlarını görür, ne de çevresinde olup bitenlerle ilgilenir. Her konuda­ki aşın, tutkular insanların gerçekleri görmelerini engeller.

Aşıka Bağdat uzak (ırak) değil (gelmez), (dervişe 'Bağ­dat'ta pilav var" demişler, "yalan değilse, ırak değil" demiş).

Bir şeyi elde etmek için içinde taşkın bir istek bulunan kişiye bu uğurda katlanacağı sıkıntılar, fedakârlıklar güç gel­mez.

Âşık âlemi kör, dört yanını duvar sanır.

Aşktan gözü kararmış kişi, hoş olmayan aşırı davranış­larda bulunur. Kendisini öylesine yitirmiştir ki, bu davranış­ları hiç kimse görmez, işitmez sanır.

Âşık daima bey oturmaz.

Şans, her zaman kişilere yardım etmez. Birkaç kez işi rast giden kişi, bunun sürekli olacağını sanıp şansa güvenmemelidir.

Aşını, eşini, işini bil.

Mutlu bir yaşam sürmek isteyen kişi, her türlü aşırılık­lardan kaçınmalıdır. Bunun için de yiyeceğine dikkat etme­li, işini, arkadaşını iyi seçmelidir.

Aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur

iyi, güzel işler, iyi araç ve gereçler kullanılarak elde edilir. Kişinin hüneri kadar gereçlerin de önemi vardır. İyi malzeme işi yapanın yüzünü ağartır, övünç vesilesi olur.

Aşk ağlatır, dert söyletir.

Aşk, çoğu kez kişilere üzüntü kaynağı olur. Aşık, hü­zün içindedir. Dertli kişiler ise, teselli bulmak amacıyla her­kese dertlerini dökerler. Dertsiz kişiler, şikayette bulunmaz­lar. Ancak derdi olan, bir çare umuduyla dertlerini anlatır.

Aşk olmayınca meşk olmaz

Yapacağı, öğreneceği işe karşı aşırı istek ve sevgisi bulunmayan kimse o işi öğrenemez.

Aş taşınca kepçeye paha olmaz.

Her aracın yerine göre önemi vardır. Önemsiz gibi gö­rünen bir araç, istenmeyen bir durumu önlemeye yaradığı zaman değer kazanır.

Aş tuz ile tuz oran ile.

Bir şeyin hoşa gitmesi için özelliklerinin uyumlu ve karannda olması gereklidir.

Ölçüsüz ve aşın nitelikler o şeyi tatsız, zevksiz yapar. tuzsuz yemek kadar aşırı tuzlu yemek de hoşa gitmez.

Aşure yemeye giden kaşığını taşırır.

Zevk alacağı, yararlanacağı bir iş peşinde olan kimse, o işin gerektirdiği araçları hazırlamış olmalıdır.

Ata arpa, yiğide pilav.

Her canlının gelişmesini sağlayan, gücünü anıran şey­ler farklıdır.

Ata binen nalını mıhını ara

Bir işin yürümesinde, kullanılacak bir aygıtta önemsiz gibi görünen küçük ayrıntılar da önemlidir. Yapılacak işle­rin tam. olması için ayrıntılarına dikkat etmelidir.

Ata binersen Allah'ı, attan inersen atı unutma.

Çeşitli yönlerinden faydalandığımız hayvanlara eziyet etmemeli, onların gerekli bakımını da ihmal etmemeliyiz. Hayvanlara eziyet edenleri Tanrı da sevmez.

Atta da soy gerek, ite de.

Bütün yaratıkların soylusu üstün niteliktedir.

At, adımına göre değil, adamına göre vurur

Atın yürüyüşü binicisinin ustalığına bağlı olduğu gibi, bir işin yürüyüşü de yöneticisinin bilgi ve becerisine bağlı­dır.

Ata dost gibi bakmalı, düşman gibi binmeli

Atın her türlü bakımını iyi yaparsanız yorulmasından korkmadan rahatça binebilirsiniz.

Çalıştırılan araçların, işçilerin gücü de iyi bakımlanyla artırılır.

Ata dostu, oğula mirastır

Gerçek dost olan baba dostları, babadan kalan miras kadaı değerlidirler. İyi ve kötü günlerimizde yanımızda olurlar.

Ata eyer gerek, eyere er gerek.

Bir kuruluştan işletmeden istenilen verimi alabilmek için önce gerekli her türlü donanımın, tesisin yapılması, sonra da iyi bir yöneticiye teslim edilmesi gerekir.

Atalar çıkarayım der tahta, döner dolaşır gelir bahta.

Ana babalar çocuklarının geleceği, mutluluğu için her türlü çabayı harcarlar. Ama çoğu kez çocuklarının mutsuz­luğunu, kaderini önleyemezler.

Atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar

Toplumun kurallarına, geleneklerine uymayan, büyük­lerin yol gösterici öğütlerine önem vermeyen kişiler, toplum dışına atılırlar. Toplumda sevilmeyen, başarısız kişifolurlar.

Ata malı mal olmaz, kendin kazanmak gerek

Baba malına güvenmemek gerekir. Kendi kazancı ol­mayan kişi, baba malını çabuk tüketir. Sürekli olan kazanç, kişinin çalışarak elde ettiği kazançtır.

Atanın (babanın), sanatı oğula miras tır

At aralıkla, yiğit gariplikle.

At zayıf iken, kişi garip iken çetin sınavlarını verirler. Zorluklar içinde kişiliğini yitirmemış görevlerini yapmış ki­şiler üstün nitelikli kişilerdir.

Atasını tanımayan Allahı'nı tanımaz.

Babasına, anasına saygı göstermeyen kişi. Tanrı'yı ta­nımıyor demektir. Çünkü, Allah, ana babayı sevnleyi say­mayı emreder.

At, at oluncaya kadar sahibi mat olur.

Bir çocuk, bir işçi, bir canlı yetiştirmek, onları eğitmek çok emek ve zaman ister, onlar yetişir ama, yetiştiren kişi de her bakımdan yorulur, yıpranır.

At beslenirken, kız istenirken.

At, besili, bakımlı olduğu zaman hem gösterişli, hem faydalıdır. Satılacaksa o zaman satılmalıdır. Kız da körpeli­ği güzelliği geçmeden, isteyenleri varken evlendirilmelidir. Kısacası her iş, zamanında ve tavında yapılmalıdır.

At binenin (iş bilenin), kılıç kuşananın.

-  Her şey, onu gereği gibi kullanmasını, ondan yarar­lanmışını bilene yakışır.

-  Kendisinden yararlanılan şey kimin elinde ise onun sayılır; başkasının malı olsa da.

At binicisini tanır (bilir).

İşçi veya yönetilen kişi yöneticisinin işten anlayıp, an­lamadığını, yeterli olup olmadığını bilir ve çahşmalar'ını ona göre yöneltir.

At bulunur meydan bulunmaz, meydan bulunur at bu­lunmaz.

Bir işi başarabilmek için gerekli olan koşullar her za­man eksiksiz olarak ele geçmez. Biri bulunursa öteki bulun­maz; öteki bulunursa beriki bulunmaz.

Ateş demekle ağız yanmaz.

Kişi, zararlı bir eylemin sözünü etmekle kendisini za­rara sokmuş olmaz.

Ateş düştüğü yeri yakar.

Felâket kimlerin başına gelirse onları yakar, kavurur, sürekli bir acı içinde bırakır. Başkalarının acıması üzülmesi yüzeyseldir.

Ateşle barut (barutla ateş) bir yerde durmaz (olmaz).

Birbirini etkileyici şeylerin bir arada bulunması isten meyen sonuçlar doğurabilir.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

Gerçekte olmayan bir şeyin kolay kolay belirtisi hisse­dilmez. Eğer bir olay varsa onun az da olsa belirtileri, söy­lentileri vardır. Olmayan bir şeyin belirtisi de yoktur.

Atı a taşıyla, katırı anasıyla.

Bitkilerde, hayvanlarda olduğu gibi insanlarda da kö­ken ve soy önemlidir. İyi tohumdan iyi ürün elde edildiği gibi soyu temiz ailelerden de sağlam karekterli insanlar ye­tişir.

Atılan ok geri dönmez.

İyice düşünülmeden söylenilen sözlerin, yapılan işlerin doğuracağı olumsuz sonuçlan sonradan düzeltmek mümkün olmaz. Bu nedenle son sözümüzü önceden söylememeliyiz.

Atım tepmez, itim kapmaz deme (Atın tepmezi, itin kap­mazı olmaz).

Hiç bir şeye tam anlamıyla güvenilmez. Her canlının iyi huylarının yanında, kötü huyları da vardır. Bize çok bağ­lı olan kişiler bile zaman zaman bizi incitebilirler.

Atına bakan ardına bakmaz.

Kendisi için, işi için gerekli olan araçlara iyi bakan iyi kullanan kişi güç duruma düşmez. Görevini tam yapan, araç'annı iyi kullanan hiç bir zaman kötü duruma düşmez.

Atın bahtsızı arabaya düşer

Toplumda nice'değerli kişiler vardır ki şansızlıklar so­nucu, layık oldukları yere gelememişlerdir.

Atın dorusu, yiğidin delisi.

Atın doru renkli olanı, kişinin de cesur olanı makbul­dür.

Atın ölümü arpadan olsun.

Bazı kişiler sevdikleri şeylerde sonuçta zarar görecekle­rini bilseler de. aşırıya gitmekten kaçınmazlar.

Atın ürkeği, yiğidin korkağı.

Kişiler, uyanık ve dikkatli olmalıdırlar. Gereksiz yerde gösterilen cesaret, belâ getirir.

Atın varken yol tanı, ağan varken el tanı.

Yaş geçmeden, elde olanaklar varken gezip görmeli, bilgi, görgü ve eş dost edinmeli.

At ile avrat yiğidin bahtına.

Bazı şeylerin sonuçlan önceden tam olarak kestirile­mez. Aldığımız bir malın kalitesini kullanınca anlarız. Evli­lik de böyledir. Kişiler birbirlerini ancak birlikte yaşamaya başlayınca gerçek olarak tanırlar.

Atlar nallanırken kurbağa ayağını uzatmaz.

Herkes kendi kapasitesini ve toplum içindeki yerini bilmelidir. Kişi, değerinin üstünde ilgi ve iş beklerse hayal kırıklığına uğrar.

Atlar tepişir, arada eşekler ezilir

Güçlü kişilerin mücadelelerinde, aradaki güçsüzler za­rar görür.

Atlıya saat sorulmaz.

Elinde bol imkanları olan kimse, en zor, en uzun za­man alabilecek işleri bile kısa zamanda yapar.

At ölür, itlere bayram olur.

Değerli veya mevki sahibi kişilerin ölümü, ya da görev den ayrılması, kötü düşünceli kişilerin işine yarar. İyi kişiler ortadan çekilirse, meydan kötülere kalır.

At ölür meydan (nah) kalır, yiğit ölür şan (nam) kain

Her insan ölümlüdür. Önemli olan öldükten sonra ismi mizı yaşatmak, iyi anılmaktır. Bunun için de topluma fayda­lı olmak, unutulmaz eserler bırakmak gerekir.

At sahibine (ağasına), biniciye göre (eşer)-kişner

Çalışanların ya da bir toplumun başarılı olması yöneti­cilerinin tutumuna ve becerisine bağlıdır. İyi idare edileme­yen kişilerden de, toplumlardan da istenilen verim alınamaz.

Atta, avratta uğur vardır.

Toplumdaki inanışa göre eve getirilen at ve kendisi ile evlenilen kadın eve uğur getirir.

Atta karın, yiğitte burun.

İyi koşan atın karnı, yiğit erkeğin burnu büyük olur. (Toplumdaki inanışa göre).

Attan düşüne yorgan döşek, eşekten düşene kazma kürek

Karekterli, soylu kişilerle kurduğumuz ilişkilerde uğra­yacağımız zarar azdır. Oysa ki soysuz, kötü karakterli kişi­lerle olan ilişkilerimiz yüzünden başımız pek çok derde gi­rebilir ve daha çok zarara uğrayabiliriz.

At yedi günde, it yediği günde (belli olur, semirir).

Değerli kişiler, zamanla gelişir. Kısa zamanda beliren kişilikler gerçek değer taşımayanlardır.

At yiğidin yoldaşıdır.

At, tarihler boyu Türk'ün vazgeçemediği bir hayvandır. Savaşta ve barışta onun en iyi yardımcısıdır. Türkler ata çok değer vermiş, onun için özel terimler ve sözler oluşturmuştur.

Türkler atı soyluluğun, inceliğin, vefanın sembolü saymışlardır.
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle