Ana Menü

Felsefe

Bir-Bol PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Bir adama kırk gün (deli dersen deli, akıllı dersen akıllı olur) ne dersen o olur.

iki söz, bir büyü hesabı, insanlar sözlerin etkisi altında kalırlar. Adı kötüye çıkan bir kişi, kötü olmasa bile, halkın bu yargısını kolay kolay düzeltemez. İyiye yöneleceği varsa da yönelemez. Kişileri devamlı telkin altında bulundurmak doğru değildir.

Bir ağaçta gül de biter, diken de.

Bir aileden iyi insan da kötü insan da yetişir.

Bir ağızdan çıkan bin ağıza (dile) yayılır

Gizli kalması istenen bir şey kimseye söylenmemelidir. Söylenirse o şeyin gizliliği kalmaz. Dilden dile dolaşarak herkese yayılır.

Bir anaya bir kız, bir kafaya bir göz,

Bir'anne için bir kız çocuk gereklidir. Çünkü kız çocuk­lar", her bakımdan anaya yardımcıdır. Ancak kız çocukların fazla olması da annelere sıkıntı verir. Kızların iyi evlilik ya­pıp yapmamaları anaların sıkıntısıdır.

Bir avuç altının olacağına, bir avuç toprağın olsun

Altın, harcandıkça bir gün tükenir. Oysaki toprak, işlen­dikçe verimi artar, para getirir.

Bir baba dokuz oğulu besler, dokuz oğul, bir babayı bes­lemez.

Ana babalar, ne kadar çok çocukları olsa da onlara ba karlar. Kendileri yemez, onlara yedirirler. Oysaki evlâtlar büyüyüp bir iş sahibi olduktan sonra ana babalarına bak­mazlar.

Bir başa bir göz yeter.

Eldekiyle yetinen kanaatkar kişiler, gereksinimlerinden fazlasını istemezler. İhtiyaçlarının giderilmesini yeterli sayarlar.

Bir baş soğan, bir kazanı kokutur.

Kötü bir kişi, kötü bir söz, bir davranış tüm bir toplulu­ğun havasını bozmaya, huzurunu kaçırmaya yeterlidir.

Bir çiçekle yaz olmaz (gelmez).

Güzel fakat küçük bir belirti ile doyurucu sonuç alına­maz. Tek yönlü isteklerle, uğraşlarla istediğimiz mutluluğa ulaşamayız.

Bir çöplükte iki horoz ötmez.

Bir toplumda iki baş (yönetici) olmaz. Olursa o toplum iyi yönetilemez. Yönetenler birbirleriyle kavga etmekten toplumu iyi yönetmeye fırsat bulamazlar.

Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış. (Bir delinin bir kuyuya attığı taşı kırk akıllı çıkaramaz).

Kimi zaman bir kişi öyle delice işler yapar ki bir çok akıllı kişi bu durumu düzeltemez. Bazı kişilerin topluma verdiği zararlar kolay kolay önlenemez.

Bir dirhem et, bin ayıp örter.

Halk arasında fazla zayıflık hoş karşılanmaz. Biraz ki­lo almakla vücuttaki bazı kusurların örtüleceğine inanılır.

Bir dönüm güzlük, on dönüm yazlığa bedeldir.

Sonbaharda ekilen bir dönümlük yerden, yazın ekilen on dönümlük yerin ürünü kadar ürün alınır.

Bir (sağ) elinin verdiğini, öbür (sol) elin görmesin (duy­masın).

Bir insana yapılan yardım, çok gizli kalmalıdır. En ya­kınlarımız dahi bilmemelidir. Övünç için yapılan iyilik, din ya da insanlık duygusu ile yapılmış iyilik olmaktan çıkar.

Bir (tek) elin nesi var, iki elin sesi var.

Kişiler, önemli ve büyük işleri tek başlarına başaramaz­lar. Mutlaka işbirliği yapmalıdırlar. Başarıya ulaşmak, hak aramak, kötülükleri yok etmek için birleşmelidirler. İnsanla­rın en etkili silâhlan el ele verip birlikte çalışmalarıdır karş. "Yalnız taş duvar olmaz." "Yalnız kalanı..."

Bir evde iki kız, biri çuvaldız, biri biz

Bir evde kız çok olursa, ailenin maddi sıkıntısı artar. Çünkü kızlara giyim kuşam, çeyiz yapmak zorundadır.

Bir ev (gemi) donanır, bir kız (çıplak) donanmaz.

Kızların, giyim kuşama, eşyaya ihtiyacı çoktur. Evin eksikleri biter, onların eksikleri bitmez. Özellikle evlenecek kızların çeyiz ihtiyacı bitmez.

Bir fincan (acı) kahvenin kırk yıl hatırı (hakkı) vardır.

Bize yapılan en küçük iyilikleri, dostlukları unutmama­mız gerekir. Bu, insan olmanın en önemli özelliğidir.

Bir fit, bin büyü verini tutar (yerine geçer).

Bir kimseyi, diğerine düşman etmenin en etkili yolu, birini öbürüne karşı kışkırtmaktır. Ara bozacak bir söz, bin büyü kadar tesirlidir.

Bir görüş, bir kör biliş.

Bir kez görmekle durum iyice anlaşılmaz, öğrenilmez. Biı şey hakkında bir kez görmekle kesin yargıda bulunul­maz.

Bir günlük beylik, beyliktir

Çok kısa süre de olsa, iyi yaşama fırsatı bulmuş olmak, küçük mutluluklar yaşamak güzel şeydir.

Biri bilmeyen bini hiç bilmez. (Azı bilmeyen, çoğu hiç bilmez).

Küçük de olsa bir iyiliğin değerini bilmeyen, ona karşı teşekkür duygusu beslemeyen kişi, daha büyük iyiliklere de lâvık değildir. İyi insan için iyiliğin azı da çoğu da birdir.

Bir inat, murat

İnatçı kişiler, isteklerinde azmedenler, mutlaka istedikleri şeyi elde ederler.

Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar

Bir toplumda haksızlık yapılıp da herkesin yararlanabi­leceği şeyden, bazılarına faydalanma olanağı verilmezse, bu huzursuzluklara ve kavgalara neden olur.

Bir kararda bir Allah

İnsanın yaşamı, sürekli aynı kararda devam etmez. Sağlığı bozulabilir, zenginliği yok olabilir. Gücünü, görevi­ni kaybedebilir. Gücü, durumu eksilmeyip aynı kalan tek varlık, Tanrı'dır.

Bir kızı bin kişi ister (de) bir kişi alır

Güzel şeyin isteklisi çok olur. Onu herkes elde etmek ister. Ancak durumu uygun olan bir kişi sahip olabilir.

Bir korkak, bir orduyu bozar

Aşırı ve gereksiz korkaklık, savaşta, ya da birlikte iş yapacak bir toplulukta kaygı, telâş ve heyecan yaratarak bozgunluğa yol açar.

Bir koyundan iki post çıkmaz.

Bir insandan, bir hayvandan gücünün üstünde bir şey alınamaz. Almaya kalkışmak, boşuna emek harcamaktır.

Bir kötunun yedi mahalleye zararı vardır.

- Kötü bir insanın yarattığı zararlar, yalnız kendisini et­kilemez. Kötülük yapanın durumuna, etkisine göre eve, ma­halleye, topluma, hatta tüm dünyaya zarar verebilir.

- Adı kötüye çıkmış bir kişi, yaşadığı çevrenin de adını batırır.

Bir mıh  bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.

Küçük görünen bazı işler, büyük sonuçlar doğurabilir. Küçük bir vida eksikliğinde bir otomobil çalışmayabilir. İş­lerimizde ayrıntılara, önemsiz saydığımız şeylere de gerekti­ği oranda önem ve değer vermeliyiz.

Bir selâm, bin hatır yapar.

Selâm, insanlara özgü uygar ve gönül alıcı bir davranış­tır. Maddi bir değeri yoktur ama bize duygusal olarak çok şeyler kazandırır. İnsanlar, küçük şeylerle gönül kazanmayı bilmelidir.

Bitli (kurtlu, çürük) baklanın kör alıcısı olur.

Dünyada var olan her nesnenin kendisine göre bir değe­ri ve becerisi vardır. Değersiz bir şey yoktur. Ancak, bu de­ğerin dereceleri vardır.

Bodur tavuk, her gün piliç.

-  Ufak tefek kişiler, olduklarından daha genç görünür­ler

- Yetenekleri sınırlı kişi yükselemez.

Boğaz dokuz (kırk) boğumdur

Bir şeye karar vermek, bir şey söylemek için çok düşünmek gereklidir. Düşünülmeden, bir anda söylenen söz, alınan karar çok kez zarar getirir.

Bol bol yiyen, bel bel bakar.

Geleceğini, kötü günleri düşünmeyen, kazandığını har­cayan kişi, kazanamayacağı günlerde acıklı, kötü duruma düşmekten kurtulamaz.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle