|
|
|
Atasözleri -
Alfabetik Sırayla Atasözleri
|
Çerçi başındakini satar.- Alım satımla uğraşan kişi, müşterisini bulmuşsa elin deki her malı satışa sunar. - Satıcı elinde ne varsa onu satar.Çerçi kızı boncuğa âşıktırGenellikle ticaret adamlan, kendi evlerini, sattıkları şeyden yoksun bırakırlar, evdekiler de o şeyin özlemini çekerler.Çık çık eden nalçadır, iş bitiren akçadır.Çıkmadık canda umut var (-dır). (Çıkmadık candan umut kesilmez)- Ölümcül hastanın bile iyileşeceğinden umut kesilemez belki şifâya kavuşacaktır.- Elden gittiğini sandığımız şeyle ilgimizi kesersek, uzaklaşmasını kolaylaştırmış oluruz. Oysaki, çalışarak, uğraşarak onu geri getirmemiz belki mümkün olacaktır.Çıngıraklı deve kaybolmaz.Nerede olsa varlığını, değerini gösteren kişi unutulmaz.Çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane "gelecek yıl" çıkmış.Çiftçinin ürünü her yıl bir âfete uğrar, bir sebeple ya ürün alamaz, ya da ürünü azalır. O da her yıl umudunu gelecek yıla bağlar. Bu, böylece sürüp giderÇiftçiye yağmur, yolcuya kurak; cümlenin muradını verecek Hâk.Kullar, Tanrı'dan, kendilerine uygun istekte bulunurlar. Bu istek başka kulların isteklerine uymayabilir. İsteği kabul edecek olan Tanrı'dır ve hangisininkinı yerine getirmişse onu uygun görmüş demektir.Çift edersen bağlanırsın, bağ edersen eğlenirsin- Çiftçilik yapanlar toprağa bağlar. Bağcılıkta iş başından uzaklaşmamayı, orada kalmayı gerektirir.- Bakımını yaparsan bağın güzel olur. Ayrıca bağla uğraşmak bir eğlencedir.Çift ile koyun, kalanı oyun.- En sağlam iş çiftçilik ve koyun yetiştirmektir. Başka sanat ve mesleklerin önemi yoktur.- En zor çiftçilik, tarla sürülerek ve koyun beslenerek yapılan çiftçiliktir. Arıcılık ve sebzecilik gibi işler eğlence sayılır.Çiğnemeden yutulmaz.Çalışmadan yaşanılmaz. En kolay iş dâhi emek harcamayı gerektirir. Ağza kadar gelen nimetten yararlanmak için bile çiğnemek gibi bir çalışma gerekir.Çingene ciğer pişirir, yemeden karnın şişirir.Cirmi, para harcamaktan o kadar korkar ki, pişirdiği yemek bitmesin diye yemeden doyduğunu söyler.Çingene çadırında musandıra ne arar?Yoksul ve her şeyi derme çatma olan kişide varlıklılara özgü bir şey bulunmaz.Çingene çingeneye çalmadıkça kasnak boynuna geçmez. Bayağı Kişilerin iyice kepaze olmaları "için birbirlerine girmeleri gerekir.Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış (kesmiş).Ne oldum delisi soysuz kişi, eline yetki geçince, işe en yakınlarına kötülük etmekle başlar.Çirkefe taş atma, üstüne sıçrar.Kötülük yapmak için fırsat arayan kişilerle çatışma, zararlı çıkar, kirlenirsin.Çivi çıkar ama yeri kalır.Başkasına yaptığın fenalığı kaldırıp gidersen bile kötü izini, anısını gideremezsin.Çivi çiviyi söker.Güçlü bir şey, kendisi kadar güçlü başka bir şeyle etkisiz bırakılır.Çoban armağanı çam sakızı.Varlıksız kişinin armağanı da küçük bir şey olur. Küçük ya da büyük, önemli olan içtenlikle sunulmasıdır.Çobana verme kızı, ya koyun götürür ya kuzu (Lâfın azı, uzu çobana verme kızı, ya kovun götürür ya kuzu).- Kızını isteyen kişinin işini, gücünü, tutumunu iyice öğrenmeli, karan ondan sonra vermelidir.- Nazik bir işi, o işten anlayana ver. Aksi halde, ağzına yüzüne bulaştıracaktır.Çobanın gönlü olunca (olursa) tekeden süt (yağ) çıkarır. İnsan isterse, olmayacak gibi görünen işlere çare bulur.Çobansız koyunu kurt kapar.Koruyucusu, yöneticisi olmayan kişiyi, topluluğu, düşman ezer.Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider. (Çocuğu işe sal, ardınca sen var.) (Çocuğa iş, ardına sen düş.) (Uşağı işe koş, sen de ardına düş).Yeteneksize iş verirsen, o işin yürüyeceğinden emin olamaz, aynı işin peşinden koşmak zorunda kalırsın.Çocuğun bulunduğu yerde kov (dedikodu, gıybet) olmaz.- Çocuğun bulunduğu yerde birini çekiştiremezsin, çünkü çocuk, bilmeyerek bu sözleri başkalarına aktarabilir.- Çocuk olan yerde, devamlı olarak onunla meşgul olmak gerekeceğinden dedikoduya vakit kalmaz.Çocuğun yediği helâl, giydiği haram.İyi beslenmesi için çocuğa ne kadar para harcansa yeridir. Çünkü gelişmesi buna bağlıdır. Ama, değerini bilemeyeceği için, giydirilen pahalı giysileri hor kullanacak, yıpratacaktır. Zaten büyümekte olduğundan kısa sürede giyemez hale gelecektir.Çocuk düşe kalka büyür.Çocuk yürümeye başlayınca sık sık düşer, ağlar. üzülmemelidir. Her çocuk bu evrelerden geçecektir.Çocuk seversen beşikte, koca seversen döşekte.Çocuğu kucağa almadan, beşikte sevmelidir. Kocaya olan sevgiyi şurada burada, başkalarının yanında göstermek hafifliktir. O sevginin gösterileceği yer aile mahremiyeti içinde kalmalıdır.Çocuktan al haberi.Gizli şeyleri çocuğun yanında konuşmak doğru değidir. Çünkü çocuk gizlilik kavramını bilmeyecek, konuyu başkalarının yanında söyleyiverecektir.Çoğu zarar, azı karar.Hangi işte olursa olsun aşırılığa gitmemeli, "karar" denilen herkesin uygun gördüğü ölçüde kalınmalıdır.Çok bilen (söyleyen) çok yanılır.İnsan ne "kadar çok şey bilirse bilsin, bilmediği şey daha çoktur. Çok bildiğini sanan kişi, olur olmaz her konuda konuşur ve kuşkusuz yanılır.Çok el ya yağmaya ya yolmaya.Çok kimsenin katılmasıyla iki iş iyi basardır: Yağma, başkalarının haklarına el koyma. Ya da yolma, yani yasal çerçevede çalışıp kazanma.Çok gezen çok bilir.Çok gezen kişi, her gittiği yerde birşeyler öğrenecektir. Oturup durana göre, dağarcığına sürekli olarak yeni bilgiler katacaktır.Çok gezen tavuk ayağında pis getirir.- Her yere girip çıkan kadının adı lekelenir.- Kötü kişilerle kötü yerlerde dolaşan kişi kötü huylar edinir.Çok havlayan köpek ısırmaz.Karşısındakini bağırıp çağırarak korkutmaya çalışan kimse, eylemli bir saldırıda bulunmaz.Çok koşan çabuk (çok, tez) yorulur.Bir iş yapılırken, harcanan çabanın dengede tutulması gerekir. Bu denge tutturulamaz, acele sonuç alacağım diye takatin üstünde çaba gösterilirse yorulunur. Bu yüzden sonucun çabuklaştırılması şöyle dursun, sonuç hiç gerçekleşmeyebilir.Çok naz âşık usandırır.Âşık, sevgilisi uğruna bütün fedakârlıklara katlanır ve onun nazını çeker. Ama, nasıl olsa çekiyor diye nazı uzatmak, âşığı soğutur. Bunun gibi insanlarla ilişkilerde, gerekmeden nazlanmak da ilişkiden beklenenden yoksun bırakır.Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız (yüzsüz) edersin. (Yüz verme arsız olur, az verme hırsız olur).Yönetici çalıştırdığı kişiye tembih üstüne tembih, emir üstüne emir, eleştiri üstüne eleştiri yağdırmamalıdır. Bu kadar çok söylenme üzerine o kişi karşılık verecek, ilişkinizi bozacaktır. Maddî sıkıntı içinde de bırakmamalıdır. Çünkü o takdirde, içinde varsa hırsızlığa itilmiş olacaktır.Çok lâf yalansız, çok para (mal) haramsız olmaz.Çok konuşan kimsenin sözleri arasında mutlaka yalan bulunur. Bol kazancın içinde de yasa dışı elde edilmiş paravardır.Çömlekçi suyu saksıdan içer.İnsan yaşayışını, elindeki en yakın olanaklardan yararlanarak düzenler.Çömlek demiş: "dibim altın", kaşık demiş: "girdim çıktım."Çul içinde aslan yatar.Bir kimsenin değeri, kılık kıyafeti ile değil, kişiliğiyle, iç yapısıyla ölçülür.Çürük tahta çivi tutmaz.Yaradılıştan niteliksiz, yeteneksiz kişi üzerinde ne kadar durulursa durulsun, mükemmel hale getirilemez.
|
|
|