Ana Menü

İbadet-İnsan PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

İbadet de gizli, kabahat de.

Gösteriş olsun diye ibadet yapılmaz. Zaten böyle iba­det de kabul olmaz. Böyle kişilere sahtekâr diyebiliriz. Ku­sur, kabahat, toplumun hoş karşılamadığı şeylerdir. Kişiler, toplumu rahatsız edecek kusurlan açıkça yapıyorlarsa utan­maları kalmamış demektir.

İçgüveysi, iç ağrısı.

İçgüveysi giren erkek alıngan olur. Bu nedenle ev hal­kı onu memnun etmeye çalışır. Bu arada kendileri de huzur­suz olurlar.

İçi beni yakar, dışı eli yakar.

Herkesin iyi bildiği, beğendiği kimse, göründüğü gibi olmayabilir. Yakınlarını bezdirmiştir. Çoğunluğun beğenisini kazanan, aslında iyi olmayabilir.

İğneyi kendine batır, çuvaldızı ele.

Hoş olmayan en küçük bir davranışa sen katlanabiliyorsan, daha çoğunu başkalaıına yap. Sen küçük de olsa kötü davranışlara katlanamadığma göre başkasına da yap­ma. Sana yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma.

İki aslan bir posta sığmaz.

Bir yerde iki yönetici, iki baş olmaz, olursa geçinemezler. Yaptıkları işten hayır gelmez. Etraflarına zarar ve­rirler.

İki at, bir kazığa bağlanmaz.

Başına buyruk olan iki kişi, aynı iş üzerinde birlikte çalıştırılamaz. Aralarında mutlaka anlaşmazlık çıkar.

İki baş, bir kazanda kaynamaz.

Kişilikleri, düşünceleri bağdaşmayan iki kişi birlikte yaşayamaz, bir iş üzerinde çalışamaz.

İki cambaz bir ipte oynamaz.

İki kurnaz ve hileci kişi bir arada çalışamazlar. Çünkü birbirlerini aldatmak isterler. Sonuç, ikisi için de tehlikeli olabilir.

İki çıplak bir hamamda yakışır.

Bu söz, iki yoksulun evlenemeyeceğini veya birlikte bir iş kuramayacaklarını anlatır. Eğer böyle olursa, sonuçta mutsuz ya da başarısız olurlar.

İki deliye bir uslu koymuşlar.

Her ailede, her toplumda, iş yerinde uyumsuzları, anla­şamayanları idare edecek akıllı, uyumlu kişiler bulunur.

İki dinle (bin işit) bir söyle.

Çok konuşan, gereksiz, yanlış sözler söyler. Çok ko­nuşmak doğru değildir. Konuşulanı dinlemeyi de bilmek ge­rekir.

İki el bir baş içindir.

Tanrı, insanlara kendilerini yönetecek, bakacak gerekli tüm organları vermiştir. İnsan, çalışıp kazanarak kendisini geçindirmeyi bilmelidir. Sağlıklı kişinin başkalarının sırtın­dan geçinmesi toplumda değerini azaltır.

İki emini, bir yemin aralar.

Birbirlerine güvenen Kişiler, bir süre sonra aralarındaki güveni sağlamak için yemin etmeye başlıyorlarsa, birbirleri­ne olan güvenleri sarsılmış demektir. Düşünce ve davranış­lar inandırıcı olmadıktan sonra yemin önem taşımaz.

İki gönül bir olursa (olunca) samanlık seyran olur. , .

Birbirlerini seven kişiler için ortamın, maddi şeylerin önemi yoktur. Seven kişiler, çeşitli sıkıntılara da kolaylıkla katlanırlar.

İki kardeş savaşmış, ebleh buna inanmış.

Kardeşler ne kadar Kavga etseler de Kırgınlıkları geçici olur. Bunu gerçek ve sürekli sanmak aptallıktır.

İki kişi dinden olursa, bir kişi candan olur.

iki kişi, dinen yasak olarr yalan yemin ederek başkasını suçlarsa kendileri dinden çıkar, suçlanan ise canından olabi­lir. Kısacası yalan yere yemin etmek, hem insanlık hem de din açısından çok kötü ve tehlikelidir.

İki testi tokuşunca biri elbet kırılır

Herhangi bir mücadelede, savaşta taraflardan birinin zarar görmesi doğaldır.

İki tımar, bir yem yerine geçer.

Atı, sık sık tımar etmek, yem vermek kadar önemlidir. Hayvanların beslenmelerinin yanı sıra diğer bakımlannın da yapılması gereklidir.

İlk vuran okçudur.

Amaca başkalarından önce davranıp ulaşan kişi, işinin ehli ve kazançlıdır.

İmam evinden aş, ölü gözünden yaş çıkmaz.

Bir şey alınması, faydalanılması olanağı bulunmayan yerden bir şeyler beklemek boşunadır.

İmam osurursa, cemaat sıçar.

Yöneticiler suç işlerlerse, yönettikleri halk, daha bü­yük suç işlemekten çekinmez. Yöneticiler, yönettikleri kişi­lere, aileler çocuklarına kötü örnek olmamalıdırlar.

İmece günü bulutlu, görmeyene ne mutlu.

Darda, sıkıntıda bulunduğu zamanlarda yardımına ko­şacak dostları bulunan kişilere ne mutlu.

İncir babadan, zeytin dededen.

Zeytin ve incir ağaçları geç ürün verirler, hem de yaş­landıkça verimleri daha artar. Dedenin diktiği zeytin ağacı, torunun zamanında en verimli hale gelir.

İneğin sarısı, toprağın karası.

Bazı yarlıkların beğenilen özellikleri dış yapılarından belli olur. Örneğin çiftçiler arasında ineğin san, toprağın ka­ra renkte olanı beğenilir.

İnek gibi süt vermeyen, öküz gibi kutan sürer.

Kendisinden beklenilen kolay işleri bile yapmayanlar,

İnsanın (adamın) alacası içinde, hayvanın alacası dışın­da (-dır).

Hayvanın rengi dışındadır, bellidir. Ama insanın ren­gi içindedir: Ne düşündüğü, ne yapmak istediği, kısaca iç­yüzü belli değildir.

İnsanin eti yenmez derisi giyilmez; tatlı dilinden başka nesi var,

İnsanın kendini sevdirmesi tatlı diliyle olur. Onu, eti, sütü, yumurtası, derisi... için sevilen hayvandan ayıran da budur.

         İnsan ikrarından, hayvan yularından tutulur.

İnsan insanın (adam adamın) şeytanıdır.

Uygunsuz arkadaş insanı doğru yoldan saptırır; kötülü­ğe sürükler.

İnsan kendini beğenmese çatlar (ölür).

İnsanlar genellikle kendilerini beğenirler. Bu kendi ak­lını beğenmesinin sonucudur. Çünkü insanın kişiliği, aklının yönetimi ile biçimlenir. Kendi aklı ve kişiliğinin en üstün olduğunu düşünür. Zaten öyle olduğuna inanmasa yaşayamaz.

İnsan (adam) kıymetini insan (adam) bilir.

"Değerbilirlik" insanın iyi vasıflarından biridir. Bir kimsenin değerli olduğunu ancak o kimsenin değerini ölçe­bilecek nitelikteki insanlar anlar.

insanoğlu çiğ süt emmiş.

İnsanoğlu her zaman iyi değildir. Kimi zaman doğru ağır işlere koşulur.

İnsan ayaktan, at tırnaktan kapar.

Birçok hastalık insana ayağını üşütmesi, ata da tırnağı yolu ile gelir.

İnsan beşer, kuldur (bazan) şaşar.

Tanrı insanları eksiksiz yaratmamıştır. Dünyada yanılmayan kimse yoktur. Kişinin kimi zaman şaşırmasını, yanıl­masını hoş görmek gerektir.

İnsan çeşit çeşit, yer damar damar.

Toprağın her kesimi ayrı ayrı nitelikler taşıdığı gibi in­sanlar da küme küme ve tek tek birbirlerinden ayrı nitelikler taşırlar.

İnsan doğduğu yerde değil, doyduğu yerde.

İnsan doğduğu yeri değil, geçimini sağladığı yeri yurt edinir.

İnsan (adam) eti (yükü) ağırdır.

-  Yatalak bir hastaya uzun süre bakmak en yakınlarını bile usandırır.

- Hiç kimse, maddi veya manevi yönden başka bir aile­ye yük olmamalıdır.

İnsan göre göre, hayvan süre süre (alışır).

İnsanlar bir şeyi göre göre öğrenirler. Hayvanların öğ­renmesi ise insanların onlara istedikleri işi sürekli olarak yaptırması ile sağlanır.

İnsanın (adamın, bir kimsenin) adı çıkmadansa canı çık­ması yeğdir (hayırlıdır).

insan söylese söylese (konuşa konuşa) hayvan koklaşa koklaşa.

Hayvanlar koklaşarak tanıştıkları gibi insanlar da ko­nuşarak tanışırlar ve konuştukça birbirlerini daha iyi anlar­lar.

İnsan yedisinde ne ise yetmesinde de odur.

Kişinin çocukluğundaki huyları özellikleri değişmez; ihtiyarlığında da sürer.

İnsan sözünden (ikrarından), hayvan yularından tutu­lur.

Söylediği söz, kişiyi bağlar. Onun için söylediğinin dı­şına çıkamaz. Bu durum, yularından tutulduğundan başka yöne sapamayan hayvanın durumuna benzer.

 
 
 
Telif Hakkı © 2008 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında ücretsiz bir yazılımdır.
Design by augs-burg.de & go-vista.de
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle