Ana Menü

Kefen-Kim PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Kefen alacak adam, yüzünden belli olur.

Bir kimsenin bir eyleme gireceği, bir olay yaratacağı ortadaki sebeplerden, durumundan anlaşılır.

Kele, köseden yardım olmaz

Kişi, kendisinin muhtaç olduğu konuda başkasına yar­dım edemez.

Kelin ayıbını takke örter.

Çoğu kusurlar, zenginlik, önemli görevlerde bulunma gibi durumlarla örtülür.

Kelin ilacı olsa başına sürer, (Kel ilaç bilse kendi başına sürer).

Kendi derdine çare bulamayan kişiden aynı durumda olan kimsenin yardım beklemesi aptallık olur.

Kelle sağ olsun da külah bulunur (eksik olmaz).

Her işin başı sağlıktır. Yaşayan kişi nasıl olsa açlıktan ölmez, bir iş bulur.

Kel ölür, sırma saçlı olur; kör ölür, badem gözlü olur, (Kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur.)

Kişiler, değersiz de olsa ellerinden kaçırdıkları şeyleri gözlerinde büyütürler. Onları ballandırarak anlatırlar.

Kel yanında kabak anılmaz.

Kusurlu bir kişinin yanında dikkatli konuşmalı, onun kusurlarını hatırlatacak sözlerden kaçınmalıdır.

Kem söz, kalp (kem) akçe sahibinindir.

Kötü söz de, geçmeyen para gibi sahibine zarar verir. Herkes kendisine layık gördüğü söz ve davranışlarda bulu­nur.

Kenarın dilberi nazik de olsa nazenin olamaz.

Sonradan edinilen davranışlar kişilerde eğreti durur. Kibar bir çevrede yetişmeyenler, ne kadar özenseler de ki­barlığın bütün inceliklerini gösteremez, bir pot kırarlar.

Kendi düşen ağlamaz.

Bilerek yanlış davranışlarda bulunan kişinin, uğradığı zarardan kimseye yakınmaya hakkı yoktur.

Kendinden küçükten kız al, kendinden büyüğe kız ver.

Alacağın kız, senden aşağıda bir aileden olursa, gelin daha saygılı olur. Sen de üstün yere kız verirsen iyi yere kız verdim diye mutluluk duyarsın.

Kepenek altında er yatar.

Eski kaba giysiler içinde çok değerli insanlar bulunabi­lir. Pahalı ve güzel giysiler, insanlara değer katmaz. Kişide önemli olan, karakterdir.

Keseye danış, pazarlığa sonra giriş.

"Bütçeni düşünerek alış verişe kalk, ona göre hareket et.

Kesilen baş (bir daha) yerine konmaz.

Kesin olarak sonuçlandırılan bir işi, tekrar eski haline getirmek mümkün değildir. Bu nedenle girişilecek her işin sonu iyice düşünülerek işe girişilmelidir.

Keskin akıl (zekaya) keramete kıç attırır.

Akıl, her şeyden üstündür. Çok zeki bir insan, bir işin sonucunu aklını kullanarak keramet sahibi kişiden daha iyi ve doğru tahmin eder.

Keskin sirke kabına (küpüne) zarardır.

Gereğinden fazla öfkelenen kişi, kendi sağlığını bozar. Öfkesi gözünü döndürdüğü için çevresine zarar verir. Bu da sağlığını ve işlerini kötü yönde etkiler.

Kes parmağını çık pazara, em (ilaç) buyuran çok olur.

Kişinin başına bir hal gelirse  türlü yol gösteren, akıl veren çok olur.

Kılıç kınını kesmez.

İnsan ne kadar sert ve kötü olsa da yakınlarına zarar vermez.

Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan (tü­yünden).

Kişi, arkadaşlık yaptığı kimselerin karakterlerinden olumlu ya da olumsuz yönde etkilenir. Bunun için ıyı arka­daşlar seçmeliyiz.

Kırk gün taban eti, bir gün av eti.

Avcılar, bir av avlayabilmek için günlerce dağ, tepe ta­ban teperler. Avcılık kolay değildir.

Kırk hırsız, Bîr çıplağı soyamamış.

Hırsızlar, sömürücüler ne kadar usta olsalar da olma­yandan ne olabilirler? Bitten yağ çıkmayacağı gibi hırsızın hüneri de fakirlere sökmez.

Kırkından sonra saza başlayan kıyamette çalar

Her şey zamanında öğrenilirse, yapılırsa değerlidir. Yaşlandıktan sonra yeni bir işe başlayan, bir şey öğrenme­ye kalkan, ya öğrenemez ya da ömrü yetmez.

Kırk yılda bir ölet olur, eceli gelen ölür, (Kırkyıl kıran olmuş, eceli gelen ölmüş).

Tanrı'nın verdiği ömrü hiç bir şey alamaz. En büyük felâketler de bile eceli gelenler ölür. Sel. deprem... gibi fela­ketlerde çok kişinin ölmesi, ecellerinin aynı anda olmasın­dandır.

Kırk yıllık Kani, olurmu Yani?

Yaşlanıncaya kadar iyi insan olarak yaşayan kimse, ar­tık kötü olamaz. Kişiler, belirli yaştan sonra kolay kolay de­ğişemezler.

Kırlangıcın zararını biberciye sor

Zararsız olarak bilinen çoğu şeylerin, bilinmeyen za­rarları vardır. Kırlangıç zararsız bilinir. Oysaki bibere düş­kün olduğundan biberciye zararı dokunur.

Kısa günün kârı (kazancı az olur).

Kısa süre çalışılarak yapılan işten elde edilecek kazanç da az olur.

Kısmet gökten zembille inmez.

Durup dururken kısmet kimsenin ayağına gelmez. An­cak çalışıp çabalamakla elde edilir. Çalışmayanın kısmeti olmaz.

Kısmetinde ne varsa kaşığında o çıkar.Tanrı, insanlara neyi kısmet etmişse onu verir.

 Kısmet ise gelir Hint'ten, Yemen'den, kısmet değilse ne gelir elden?

Tanrı bir şeyi vermeyi dilemişse, beklenilmeyen za­manda en uzak yerlerden önünüze çıkartır. Kısmet etmemiş­se ne yapsanız elde edemezsiniz.

Kısmetsiz köpek sabaha karşı uyuya kalır.

Kısmetsiz, tembel kişi yararlanacağı şeyin zamanını ayarlayamaz. Başka şeylerle uğraşır, kısmetini kaçırır.

Kış kışlığı, kuş kuşluğunu gösterir (yapar)

Doğa kanunları değişmez her olay, her varlık özelliğini belli eder.

Kız beşikte (kundakta) çeyiz sandıkta, (kız kucakta, çe­yiz bucakta).

Kızlar çabuk gelişip evlenme çağına gelirler. Bu ne­denle çeyiz hazırlıklarına bebekken başlamak gerekir.

Kız evi naz evi

Kız evi nazlı olur. İsteklinin rica, minnet etmesini is­ter, kızını ağıra satar.

Kızı gönlüne bırakırsan ya davulcuya varır (kaçar) ya zurnacıya.

Genç kızlar, tecrübesiz olurlar. Yaşlan gereği olayları doğru değerlendirip, iyi kararlar vermezler. Büyüklerin, özellikle evlenme konusunda onlara yol göstermesi gerekir.

Kızını dövmayan dizini döver.

Kızını iyi eğitmeyen anne, kızının gerek evlilikte, ge­rekse diğer konularda sıkıntıya düşmesine yol açar. Kızının mutsuzluğu onun da mutsuz olmasına, üzülmesine sebep olur.

Kimi köprü bulamaz geçmeye, kimi su bulamaz içmeye.

Kimi kişiler, bir şeyin bolluğundan şikayet ederken, kimileri de o şeyin yokluğunun sıkıntısını çekerler.

Kimine hay hay, kimine vay vay.

-  Bu dünyada kimi kişiler istedikleri her şeye kavuşur­lar. Kimi kişiler de hiçbir arzularına kavuşamazlar.

-  Bazı olaylar, kimi insanları sevindirirken kimi insan­ları da mutsuz eder.

Kiminin devesi (parası), kiminin duası.

Yaşadığımız dünyada her iş, bir karşılıkla yapılır. Var­lıklı kişilerin işleri daha kolay yürür. Bazen, maddi karşılık beklemeden, bir dua karşılığı da iş yapmasını bilmeliyiz. Çünkü yoksulun duasından başka bir şeyi yoktur.

Kimse ayranım (yoğurdum) ekşi demez, (Yoğurdum, (ayranım) ekşidir diyen olmaz).

Herkes satacağı malı över. Kendi tutumunu ve tuttuğu kimseleri savunur. Başkaları eliştirseler de bunlara toz kon­durmaz.

Kimse bilmez, kim kazana kim yiye.

Bir kimse çalışıp çabalar; kendisinin ve çoluk çocuğu­nun geleceği için mal biriktirir. Ancak, kimi zaman olaylar öyle gelişir ki bu kazancı, düşündükleri değil hatır ve hayal­de olmayan kişiler yer.

Kimseden kimseye hayır yok (gelmez).

İnsan yapacağı işte yalnız kendi gücüne güvenmelidir. Başkasının yardımını bekler ve buna güvenirse hayal kırıklı­ğına uğrar.

Kimse kendi memleketinde peygamber olmaz (olmamış).

Kişinin kendi memleketinde yükselmesi zordur. Aile sürtüşmeleri, çocuklukta, gençlikte yapılan hatalar kişinin memleketinde yüksek bir kişi olarak kabul edilmesini engel­ler.

Kimse kimsenin çukurunu doldurmaz.

-  Kimsenin, kimseyi "günahkârdır, iyidir" diye yargıla­maya hakkı yok. Herkes kendi yerine ölecektir. Ve de inanı­lan hesap gününde kişi kendi hesabını verecektir.

-  Sevilen kişiler ölünce, "Onun yerine ben ölseydim" yahut "Onun yerine şu kötü adam ölseydi" denir. Bunların hepsi boş sözlerdir. Kimse kimsenin yerine ölemez.

Kimse kimsenin kısmetini (rızkını) yemez.

Bir kişinin kısmetine kimse engel olamaz. Yan yana ay­nı malı satan iki satıcı için de durum böyledir. Alıcı, her iki malı da görür ama birisini seçer. Doğada her canlının yaşa­mak için bir payı vardır.

Kimsenin ahi kimsede kalmaz.

Zulme uğrayan, işkence gören masum insanların ahi, zulmeden kişileri mutlaka bulur. Geç de olsa kötülük yapan cezasını çeker.

 
 
 
Telif Hakkı © 2008 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında ücretsiz bir yazılımdır.
Design by augs-burg.de & go-vista.de
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle