Ana Menü

Koca-Köse PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Koca (öküze) boynuzu yük değil (olmaz).

Kişiye kendi işi ve yakınlarının sorumluluğu ağır gel­mez.

Komşu boncuğunu çalan gece takınır.

Hırsızlıkla edinilen mal, gönül rahatlığıyla ve açıkça kullanılamaz.

Komşu ekmeği komşuya borçtur.

Armağanlar insanlar arasındaki sevgiyi kuvvetlendirir. Komşumuzun bize verdiği armağanların ya da ikramların karşılığını vermeliyiz.

Komşu hakkı, Tanrı hakkı (-dır).

Gereğinde komşular akrabalardan da yakındır. Komşu­lar iyi ve kötü günlerinde birbirlerine yardımda bulunmalı, birbirlerini saymalı ve sevmelidirler. Bu ödevleri yerine ge­tirmek Tanrı'ya karşı olan ödevleri yerine getirmektir.

Komşu iti komşuya ürümez.

Komşudaki uygunsuz kişi, başkalarına kötülük etse de komşusuna etmez.

Komşu kızı almak, kalaylı kaptan(tastan) su içmek gibi­dir.

Komşular birbirlerinin durumunu, içini iyi bilirler. Bu nedenle komşu kızını alan, içi rahat olarak bu ilişkiyi kurar.

Komşu komşunun külüne muhtaçtır.

Kimi zaman önemsiz bir şeyin eksikliği işimizi aksatır. O zaman imdada komşular yetişir. Komşular maddi, manevi her yönden birbirlerine muhtaçtırlar. Daima komşulanmızı sevmeli ve saymalıyız.

Komşunu iki inekli (öküzlü) iste ki kendin bîr inekli (öküzü) olasın.

Çevrendekilerin iyi durumda olmalarını iste, kıskanma ki Tanrı seni de ondursun.

Kişi arkadaşından bellidir, (Adam ahbabından bellidir).

Arkadaşlarımız, eşimiz, dostumuz bizim nasıl bir kişi olduğumuzu ele verir. Çünkü herkes anlaşabileceği, kendisi­ne uygun arkadaş seçer. Dürüst bir kişi, asla bir kötüyle bağ­daşamaz.

Kişi ne vaparsa kendine yapar.

İyilik yapanın iyiliği, kötülük yapanın kötülüğü dönüp dolaşıp kendisini bulur.

Kişinin kendine ettiğini kimse (âlem bir vere gelse) edemez.

Kişiler, çoğu zaman patavatsızlıkları, tedbirsizlikleri yüzünden öyle güç durumlara düşerler ki, böyle bir kötülüğü başkaları dahi onlara yapamaz. Kişinin eliyle ya da diliyle yaptığı kötülüğü düşman bile yapamaz.

Kişi refikinden azar.

İnsan hayatında arkadaşın önemi ve etkisi büyüktür. Kötü bir arkadaş, kişiyi yoldan çıkarıp başına dertler açabi­lir.

Kişivi vezir eden de karısı, rezil eden de.

Kadın, akıllı olursa kocasının toplum içindeki durumu­nu yüceltir. Akılsız, tutumsuz, ahlaksız olursa kocasını peri­şan, rezil eder.

Kocana göre bağla başım, harcına göre pişir aşını

Kişi, harcamalarını, davranışlarını ailesinin bütçesine, çevresinin tutumuna göre ayarlamalıdır. Gücü nün üstünde işler yapmaya kalkışmamalıdır

Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür (karısı kız gö­rünür).

Başkasının malı bize olduğundan daha değerli görünür. Oysa aynı şeyin bizde daha iyisi vardır; fakat başkasınınkini bizimkinden üstün buluruz.

Korkak bezirgan (tüccar) ne kâr eder ne ziyan (zarar).

Atılım yapmaya korkan tüccar, zarar etmez ama kazanç da sağlayamaz. Diğer işlerde de böyledir. Kişiler girişimci, yenilikçi olmazlarsa ilerleyemezler.

Kork, Allah'tan korkmayandan.

içinde Allah korkusu olmayan kimse, her türlü kötülü­ğü yapabilir. Böylesinden korkulur.

Kork aprilin beşinden, öküzü ayırır eşinden.

Aprilin beşinde (şimdiki 18 Nisanda) çift süren iki ökü­zü birbirinden ayıracak kadar şiddetli sağanak olur; kasırga ve fırtına kopar.

Korku dağları bekletir (aşırır).

Çoğu kişilerin içinde kötülük yapma duygusu vardır. Ancak sonunda alacakları cezanın korkusuyla bundan vaz geçerler. Birçok insan da yaptığı suçun cezasından korkarak çekilmez koşullar altında yaşamayı göze alır.

Korkulu rüya (düş) görmektense uyanık yatmak hayırlı­dır.

Tedbirsiz davranıp çekici de olsa tehlike olasılığı bulu­nan işe girişmektense o işten vazgeçmek daha hayırlıdır.

Korkunun ecele faydası yoktur.

Kişi, gerekli önlemleri almadan yalnızca korkmakla kendisine gelecek bir zararı önleyemez. Sonucunu değiştiremeceğimiz işler için üzülmeye gerek yoktur.

Koy avucuma, koyayım avucuna.

Her şey karşılıklıdır, bize yardımda bulunan ya rai sağ­layan kişiye biz de yardımda bulunuruz.

Koyma akıl, akıl olmaz (cepten düşer), (sokma akıl sekiz adım gider).

Köklü bilgisi, becerisi, aklı olmayan kişi, başkasının verdiği akılla iş göremez. İşe başlasa da arkasını getiremez.

Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çele­bi derler.

Bir şeyin çok değerlisi ele geçmezse az değerlisi itibar kazanır.

Koyunu yüze yetir, el onu bine yetirir.

Bazı kişiler bir olayı abartarak söylerler. Yüz kazansa, bin diye anlatırlar.

Koz gölgesi: Kız gölgesi, söğüt gölgesi: Yiğit gölgesi, dut gölgesi: İt gölgesi.

Ceviz ağacının gölgesi koyu, güzeldir. İnsana kızların yanında bulunma keyfi verir. Ancak orada karınca çok olur gölgede oturan insanın keyfini kaçırır. Kızların yanında otu­ran kişi de hem mutluluk duyar, hem de çevredeki asalaklar­dan rahatsız olur. Söğüt, boylu boslu, bir ağaçtır. Koruyucu yiğide benzer. Gölgesi altında safa ve rahatlıkla vakit geçiri­lir. Dut gölgesi, alaca bir gölgedir, zevksizdir; rahatsızdır. Çünkü ağacın meyvası, altına dökülür. Hem insanın üstünü kirletir, hem de sineklerin üşüşmesine yol açar. Bundan başka, itler de dut yemeye gelir, orasını kirletirler. Gölgede ya­tarlar

Köpek bile yal yediği kaba pislemez (sıçmaz).

Hayvanlar bile yem yedikleri kabı pislemezler. İnsan da geçimini sağladığı yere, kişiye kötülük ve ihanet etmez.

Köpek, ekmek veren (yediği) kapıyı tanır

Köpek bile kendisini besleyen kişiyi bilir, davranışla­rıyla duygularını belli eder. İnsanlar da bundan ders almalı gördükleri iyiliği unutmamalıdırlar.

Köpek sahibini ısırmaz.

En aşağılık kişiler bile, kendini benimseyip koruyana kötülük etmezler.

Köpeksiz sürüye (köye) kurt girer (iner)

Yöneticisiz halka, koruyucusuz kişiye saldıran çok olur.

Köpek suya düşmeyince yüzmeyi öğrenmez.

Bazı kişiler, tehlikeye düşmedikçe kendilerindeki yeteneği kullanamazlar. Ancak umutlan kesilince kendilerine gü­venip kurtuluş yolu ararlar.

Köpek sürünmekle etek kesilmez.

Ahlâksız kimsenin sataşmasıyia, iftirasıyla dürüst kişi lekelenmiş olmaz.

Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler.

Bazı kişiler çıkarları için, aşağılık kimselere işi bitince­ye kadar yağ çekip dil dökerler.

Kör Allah'a nasıl bakarsa Allah da köre öyle bakar.

Kişi faydalandığı yere, yöneticisine karşı nankörlük ederse o da karşılığını görür.

Kör (kesmez) bıçak ele (yavuz), iş bilmeyen avrat dile (yavuz).

Kör bıçak işe yaramadığı gibi insanın elini de keser. İş bilmeyen tembel kadın da çok konuşmaktan başka bir şey yapmaz.

Köre elvandan (renkten) bahsolunmaz.

Bir şeyin niteliği üzerine hiç bilgisi bulunmayan kişiye o şeyin sözünü etmek, öğretmeye çalışmak boşunadır. Denizi görmeyen kişiye deniz anlatılmakla öğretilemez.

Kör görmez, sezer.

Kör, göremediği şeyleri sezgisiyle tanır. Bazı kişiler de bilmedikleri şeyleri sezişleri ile ortaya koyarlar.

Kör kuşun yuvasını Allah yapar.

bkz. "Garip kuşun yuvasını..."

Körler memleketinde şaşılar padişah (baş) olur.

Bilgisizlerin çok bulunduğu bir toplumda azıcık bir bilgisi olan değer kazanır, başa geçer.

Körle yatan şaşı kalkar, (itle yatan bitle kalkar).

Kötü kimseyle düşüp kalkan kötü huylar kapar.

Kör pazara varmasın, pazar körsüz kalmasın.

Alışveriş etmesini bilmeyen kimseler aldanırlar. Satıcı­lar da böyle kişilerden hoşlanırlar. Çünkü daha çok kâr eder­ler.

Körün.istediği bir göz, iki (-si) olursa ne söz.

Kişi, ummadığı zamanda istediği şeyden fazlasını elde ederse daha çok sevinir.

Körün istediğ iki göz, biri elâ biri boz.

Öyle insanlar vardır ki istedikleri şey ellerine geçince bununla yetinmezler. Ayrıntılarını isteyecek kadar yüzsüzlük ve aç gözlülük ederler.

Köse ile alay edenin top sakalı kara gerek.

Başkasının kusurları ile eğlenen İçişinin kendisi kusur­suz olmalıdır.

 
 
 
Telif Hakkı © 2008 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında ücretsiz bir yazılımdır.
Design by augs-burg.de & go-vista.de
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle