Ana Menü

Felsefe

Vasiyet-Yanmak PDF Yazdır e-Posta
Atasözleri - Alfabetik Sırayla Atasözleri

Vasiyet, ölüm getirmez.

Sözle hiçbir şey gerçekleşmez. Vasiyet eden kişi, he­men ölmez. Kötü olayları düşünmek de başımıza kötülük getirmez. Aksine önceden üzücü olaylara karşı önlem alma­mızı, boş bulunmamamızı sağlar.

Veren eli herkes öper.

Eli açık olan, herkese yararı dokunan kimseye herkes saygı gösterir.

Veren eli kimse kesmez

Bonkör insanları herkes sever ve kötülük yapmayı dü­şünmez.

 

Verip (de) pişman olmaktan, vermeyip (de) düşman olmak yeğdir

Sizden bir şey (sözgelişi para) isteyen kimseye istedi­ğini verirseniz, çok kez geri alamama durumu belirir. O za­man verdiğinize pişman olursunuz. Vermezseniz, isteyen kimse size kırılır. Öyle ise vermeli mi, vermemeli mi? Ver­memeli. Çünkü, her iki durumda da o kimse ile bozuşacak­sınız. Hiç olmazsa paranız, malınız elinizden çıkmamış olur.

Verirsen doyur, vurursan duyur.

Yapılan iş, her zaman amaca ulaşmalı ve tam olmalı­dır. Birisine yardım yapılacaksa işe yaramalı, kavga edile­cekse etkili olmalı. Yarım yamalak iş yapılacağına hiç ya­pılmasa daha iyidir.

Veresiye (borca) şarap içen. iki kez (kere) sarhoş olur

Veresiye mal, alınırken hoşa gider. Ama ödeneceği za­man kişiye karşılıksız ödüyormuş gibi zor gelir. Üstelik borç bitmeden alınan mal, kullanılmaktan eskimişse borcu ödemek bir kat daha zor gelir.

Verirsen veresiye, batarsın karasuya.

Önüne gelene veresiye satış yaparsan çoğunu zamanın­da ya da hiç alamazsın. Bir an gelir ki sen batarsın.

Vermeyince Mabut, ne yapsın Mahmut.

Tanrı bir kişiye iyi "bir yetenek ve şans vermemişse, o kişi ne yaparsa başarılı olamaz. Elinden bir şey gelmez.

Ver yiğidi yiğide, Mevlâ rızkın yetire

İki gencin evlenmensini kolaylaştınnız. Tanrı azıkları­nı verir.

 

Yabancı koyun kenara yatar.

Bir yere yeni çelen kimse, çevredekilere pek yanaş maz. Zaten onlarda"kendisini hemen aralarına almazlar.

Ya evlât bir, ya ocak kör (gerek)

Bir hayırlı evlât, insanın ocağını söndürmemeye, adını andırmaya yeter. Eviât çbğahrsa, üzüntü artar. Onları yetiş­tirmek güçleşir. Baba öldükten sonra aralarında anlaşmaz­lıklar çıkar. Böyle bir durum meydana geleceğine, ocağın kör olması daha iyidir.

Yağına kıymayan çöreğini yoz (kuru) yer,

Bir iş' için"gerektiği kadar fedakârlıkta bulunmayan ki­şi, sonucun kusurlarını hoş görmelidir;

Yağ ile yavşan, sirke ile tavşan.

Bir yemeğin lezzetli olması için harç esirgenmemelidir. Bol yağ kullanıldıktan sonra, acı bir ot olan yavşandan bile güzel bir yemek yapılır. İyi şeyler elde etmek için o işe en uygun olan araç ve malzemeyi kullanmak gerekir.

Yağmurda düşmanın koyunu, dostun atı satılsın

Her şeyin daha güzel, alımlı göründüğü ortam ve za­man vardır. O zamanları kollarsak yararlı çıkarız. Örneğin; yağmur altında yünleri ıslanan koyun, cılız görünür. Oysa at, daha çok çevikleşir, parlak görünür.

Yağmur yağsa kış degil mi? Kişi halini bilse hoş değil mi

Doğada her şeyin, her kişinin bir özelliği vardır. Kişi kendi özelliklerini iyi tanımalı ona göre davranmalıdır. Di­yelim ki, kendisinde müzik yeteneği olmayan bir kişi mü­zisyen olmaya kalkarsa gülünç duruma düşer. Ayrıca kişi olduğu gibi görünmelidir.

Yağmur yağsın da varsın kerpiççi ağlasın.

Yaşamda bazı olaylar, kimilerini sevindirirken kimile­rini de üzer. Ama bir işten yarar görecekler çoğunlukta ise zarar görecek olan azınlık düşünülmez.

Yağ yiyen köpek, tüyünden belli olur (bellidir)

Bir kimse, ortada açık bir neden yokken yaşayışı deği­şir, zenginleşirse, o kişiden kuşkulanılmaya başlanır. Bir şeyler aşırdığı, yolsuzluk yaptığı sonucuna varılır.

Yakın (hayırlı) dost (komşu) hayırsız hısımdan (akraba dan) yeğdir (iyidir).

İlgisini, iyiliğini gördüğümüz komşu ve dostumuz, il­gisiz, yakınlık göstermeyen akrabamızdan daha iyidir.

Yalancı kim? İşittiğini söyleyen

Bir sözün doğruluğunu araştırıp, soruşturmadan duy­duğumuz şekli ile başkalarına anlatırsak sonunda yalancı duruma düşebiliriz. Çünkü duyduğumuz şey gerçek olmayabilir.

Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış.

Yalan söylemeyi alışkanlık haline getiren kişiye insan­ların güven duygusu bir kez sarsıldı mı doğru söylese de sözlerine inanan olmaz.

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar

Yalancıların herkesi uzun süre aldatmaları mümkün değildir. Yalanları bir gün mutlaka açığa çıkar ve çevrele­rinde değerleri düşer.

Yalnız kalanı kurt yer

İnsan hiçbir za'man tek başına yaşayamaz. Tek başına kendisini koruyup haklarını savunamaz. İhtiyaçlarını gide­remez. Mutlaka birleşmek birlik olmak zorundadır.

Yalnızlık, Allah'a mahsustur

İnsan toplumsal ve sosyal bir yaratıktır. Ancak toplum­sal dayanışma ve iş bölümü içinde yaşayabilir. Tek başına yaşayamaz.

Yalnız öküz, çifte (boyunduruğa) koşulmaz.

İki kişi ile yapılması gereken bir işi, tek kişi ile yapma­ya kalkışmak yanlıştır.

Yalnız taş, duvar olmaz.

Nasıl, bir tek taş ile duvar örülmezse, insan da tek ba­şına önemli bir iş başaramaz. Başkalarıyla ilişki kurmak, iş­birliği yapmak zorundadır. Tek şey tek başına işe yaramaz, tekler birleşerek bütünü oluşturur.

Yaman komşu, yaman avrat, yaman at; birinden göç, bi­rin boşa, birin sat.

Türk toplumunun hayatında komşuluk, evlilik ve at önemli bir yer tutar. Bu nedenle komşunuz kötü ise, imkânınız da varsa göçünüz; evliliğiniz iyi yürümüyorsa daha başında iken ayrılınız. Kısacası hayatınızı etkileyen önemli şeyler olumsuzlaşırsa baştan önlemlerinizi alarak kurtulmaya bakınız.

Yanık yerin otu tez biter.

Bu dünya öylesine tatlı ve yaşanasıdır ki, insanın yü­reğini yakan derin acılar bile zamanla küllenip unutulur.

Yanlış hesap Bağdat'tan döner.

Hangi konuda olursa olsun yapılan bir yanlışlık er geç meydana çıkar ve düzeltilir. Hiç bir yanlışlık gizli kalmaz.

Yanmış harmanın öşrü alınmaz,

Verimli iken çeşitli nedenlerle kazaya uğramış, tüm özelliklerini yitirmiş olan şeyden, artık verim beklenmez.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle