|
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra meydana gelen edebî çalışmaları içine alır. Türkiye II. Meşrutiyet (1908)'ten Millî Mücadeie'nin bitimine (1923) kadar büyük çalkantı geçirmiş Trablusgarb (Libya), Balkan ve Birinci Dünya savaşlarında büyük toprak kaybına uğramış, ancak Milli Mücadele'de düşmanı Misak-ı Miili sınırlarının dışına atabilmişti. Bütün bu olayların yanında Türk aydını köklü bir fikrî değişme süreci yaşadı. Çözülmesi gereken siyasî, iktisadî, içtimaî meselelerle karşı karşıya idi. Çözüm , için modeller Batılı ülkelerden seçildi. Bu durumun edebî eserlere de yansıması kaçınılmazdı. Nitekim devrin ruhunun, meydana getirilen sanat ve edebiyat eserlerinde işlendiğini görüyoruz. Genelde Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı için, önceki dönemlerin edebiyatları (Tanzimat, Servet-i Fünûn, Fecr-i Âtî, Millî Edebiyat...) gibi Batı'ya yöneldiğini, yeni edebiyat akımlarından etkilendiğini, önceki dönemlere göre daha hareketli olduğunu, deneme ve günlük türlerinin gelişme gösterdiğini, edebiyatçı ve eser sayısının arttığını söyleyebiliriz. Her dönemde olduğu gibi Cumhuriyet 'Dönemi Türk Edebiyatında da siyasî amaçlı ideolojilerin etkisi hissedilir. 1928'de Harf Devrimi olmuş, cemiyet büyük bir kültür değişmesine uğramıştı. 1911 'de Genç Kalemler Dergisi 'de mücadelesi verilen dilin sadeleşmesi, halkın konuştuğu dille yazılması hareketi harf değişimi ile hızlandı ve 1932 de kurulan Türk Dilini Tetkik Cemiyeti ile müesseseleşti. Önceleri, dile yerleşmiş, tabiî gelen yabancı kelimelerin atılması söz konusu değilken, giderek "arı dil" arayışına girişildi ve bütün yabancı unsurların atılması görüşü belirdi. Beynelmilel fikirleri savunan sosyalistlerin buna öncülük etmeleri ve bazı İslamcı yazarların bu doğrultuda yazmaları düşündürücüdür. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı konularını iki gurupta toplayabiliriz: 1. Bazı yazar ve şairler ferdî duyguları işlemişlerdir. 2. Bazı yazar ve şairler de sosyal konulara ağırlık vermişlerdir.
|