Ana Menü

Felsefe

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Şiiri PDF Yazdır e-Posta
Cumhuriyet Devri Edebiyatı - Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı
Çarşamba, 08 Ekim 2008 18:41

Cumhuriyet' öncesi dönemlerde eser veren bir çok şairin bu dönemde de şiir yazdığını görüyoruz. Bunlardan Celal Sahir Erozan, Faik Âlî Ozansoy, Mehmet Behçet Yazar, İbrahim Alaeddin Gövsa, Midhat Cemal Kuntay, Ahmed Haşim, Yahya Kemal, Hecenin Beş Şairi , asıl şöhrete Cumhuriyet döneminde ulaştılar. Ahmed Hamdi Tanpınar, Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet Ran, Ali Müm­taz Arolat, Salih Zeki Aktay, Ömer Bedreddin Uşaklı, Kemaleddin Kâmi Kamu, Halide Nusret Zorlutuna ve Şukûfe Nihal de 1930'lu yıllarda tanınmaya başladılar.

Ahmed Haşim ve Yahya Kemal dışın­dakiler genellikle hece veznini kullandılar. Bu ikisi ise aruzda ısrar ettiler. Nazım Hik­met Ran belli nazım kurallarını bırakarak serbest nazma yöneldi.

Millî Mücadele dönemlerinde şiirler ya­yınlayan Ahmet Kutsi Tecer (190i-1%7), Arif Nihat Asya ((1904-1975), Ah­met Muhip Dıranas (1909-1980) ve Cahit Sıtkı Tarancı (1910-1956) 1925-1930' da lirik şiirler yazan güçlü şairlerdir. Fer­dî duygulan işlemişlerdir. Özellikle Cahit Sıtkı'da karamsarlık hâkimdir. Kısa ömür­lü Yedi Meşaleciler, 1928'de bir araya gelerek Yedi Meşale kitaplarını çıkarırlar, ferdiyetçi ve karamsar şiirden kaçınarak yenilik peşinde koşacaklarını söylemelerine rağmen iddialarını gerçekleştiremezler. Topluluğun en güçlü şairi Ziya Osman Sa­ba (1910-1957) idi. O da Cahit Sıtkı gibi karamsardı.

Nazım Hikmet, Marksist anlayışla yaz­dığı ilk şiir kitabı 835 Satır (1929) ı çıkar­dı. İhtilalci Rus şiirinin etkileri böylece görülmeye başladı.

Bu ilk dönemlerde resmi ideolojinin şairleri etkilediğini göz önüne getirmeliyiz. Milliyetçi düşünceyle Türk tarih ve mede­niyetinin üstünlüğü savunuluyordu. Ana­dolu âdeta bir kutsal topraktı. Faruk Na­fiz Çamlıbel, Orhan Seyfi Orhon, Kemalettin Kâmi Kamu ve Arif Nihat Asya'nın bu "kutsal" topraklara yönelişleri "Anadoluculuk" diye adlandırılmış, an­cak, coğrafî sınırlandırmanın yetersiz kal­dığı düşünülerek "memleketçilik" denmiş­ti. Yahya Kemal, bu anlayışı, "mektepten memlekete" görüşüyle formülleştirmiştir.

Millî Mücadele'nin ardından Mustafa Kemal'in ve icraatlarının çevresinde bir destan edebiyatı oluşması tabiî idi. Millî Mücadele'yi ve ..Mustafa Kemal Paşa'yı destanlaştıranlar arasında şu isimleri saya­biliriz: Abdülhak Hâmid, Mehmet Emin, Celal Sahir, İbrahim Alâettin, Mithat Ce­mal, Halit Fahri, Orhan Seyfi, Yusuf Zi­ya, Enis Behiç, Yaşar Nabi, llhami Bekir, Ziya Osman, Fazıl Hüsnü, Ömer Bedret­tin, Hasan Âli, Şukûfe Nihal, Halide Nus­ret, Hamit Macit, Cemal Oğuz... Haluk Nihat Pepeyi (1901-1972) de Çanakkale sa­vaşlarını ve mütareke dönemini destanlaş­tırmıştır.

1923-1939 arasını özetlersek; milliyet­çilik gelişir, sosyalizm henüz kımıldamak­tadır, sanat ön plandadır, dil anlayışları Millî Edebiyat Dönemi anlayışı çizgisindedir.

1939-1960 arası dönemde önce Garipçiler ortaya çıkarlar. Orhan Veli Ka­nık, Oktay Rifat Horozcu, Melih Cevdet Anday şiir anlayışlarını Garip adıyla or­taklaşa çıkardıkları kitabın, önsözünde açıklarlar. Vezne, kafiyeye, edebî sanat­lara, şiirin konularla sınırlandırılmasına karşıdırlar. Gayeleri şiiri temelden değiş­tirmektir. Ancak, Türk şiirinde bunların yapmak istedikleri bazı değişiklikler denen­mişti. Şiiri belli kaidelerin dışına çıkarmayı N.Hikmet, üslûbun yalınlaştırılmasını Ziya Osman Saba ve Cahit Sıtkı Tarancı, yine belli konuları aşmayı da Yedi Meşaleciler başlatmışlar, şuuraltı konusunu Fazıl Hüs­nü Dağlarca işlemişti.

1936'dan sonra A.K. Tecer, B.K. Çağ­lar, B.Sıtkı Erdoğan, Feyzi Halıcı gibi şa­irler halk edebiyatının özelliklerinden faydalanmışlar, Edip Ayel ve Cemal Yeşil di­van edebiyatı nazım şekillerini devam et­tirmişlerdir. yönlü olarak Garipçilerin izindedir. Sol­cu ve sağcı şairler bu hareket içinde fikir­lerini alabildiğine rahat işlerler. Zaten or­tak bir kararla bu hareketi başlatmamış­lardır. Hareketin dışındakiler II. Yenici­lerin, I. Yeni diye adlandırılan Garipcilere göre, karanlık bir üslûba büründüklerini, gerek kullandıkları yeni kelimeler ve gerekse cümle kuruluşları bakımından ol­dukça farklıdırlar.

Asaf Halet Çelebi'nin metafizik, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın varlık ötesi konu­ları; Mustafa Seyit Sutüven'in eski Yunan mitolojisini işlediklerini görürüz.

Memleketçi, milliyetçi şiirleri daha çok B.K. Çağlar, Arif Nihat Asya, A.K. Tecer, Ö.B. Uşaklı, F.H. Dağlarca, B.S. Er­doğan, Feyzi Halıcı gibi şairler yazarlar.

Hisar (Mart 1950) dergisi etrafında toplandıkları için Hisarcılar diye adlandı­rılan topluluğun Garipçiiere ve Marksist şiire bir tepki olarak meydana geldiğini söyleyebiliriz. Onlardan farklı olarak ge­lenekçi nazım şekil ve türlerine bağlı kal­dılar; değişik duyguları, hayalleri, aşkı ve tabiatı işlediler.İlhan Geçer (1917-), Mehmet Çınarlı (1925-), Munis Faik Ozansoy (1911-5975), Mustafa Necati Karaer (1929-), Nevzat Yalçın (1926-), Gültekin Sâmanoğlu (1927-), Yavuz Bülent Bakiler (1936.), Yahya Akengin (1946-) Hisar topluluğu­nun üyesi idiler.1960'dan sonra Türk şiirinde sol ve sağ çizgiler belirginleşir. II. Yeni'nin dağınık­lığında Marksist şairler savaş, kin, nefret, fakir-fukara temalarında tek sestirler.

Attilâ İlhan (1925-) "eski şiirin ilha­nlıyla" yenilikler peşinde koşar. Bahattin Karakoç (1930-) çağrışımlı mısratarıyla güçlü bir sestir. Abdurrahim Karakoç (1932) taşlamalarıyla Anadolu'da âşık edebiyatı geleneğini devam ettirir.

Behçet Necatigil'de zengin bir iç âlem vardır. Fazıl Hüsnü Dağlarca kendine özgü "kozmik-trajik" şiir görüşünü bırakmış, Marksizm anlayışında slogana yönelmiş­tir.

II. Yeni şiir anlayışında, ancak, Mark­sizm'in karşısında İslamcı akımın temsil­cilerini buluruz, önde gelen isim Sezai Karakoç’tur. Erdem Beyazıt ve Cahit Zarifoğlu, İsmet Özel gibi şairler öneli temsilcilerdir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle