|
Eski ve soylu bir İngiliz ailesinden gelen Bertrand Russell, 1890-1895 yılları arasında Cambridge Trinity College'da matematik ve felsefe öğrenimi gördükten sonra 1916'ya kadar aynı üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1916'da barışçıl etkinlikleri yüzünden altı ay hapis yattıktan sonra görevinden istifa etti. 1920'de Rusya'ya gitti. 1927'de, ikinci karısı Dora'yla birlikte, eğitim üstüne düşüncelerini uygulamaya koymak amacıyla bir deneme okulu olan Beacon Hill School'u kurdu; karısından ayrıldığı 1935 yılına kadar da kendini söz konusu etkinliğe verdi. 1938'de A.B.D'ne gitti, 1944'te Gambrîdge'e geri döndü ve Trinity College'da yeniden öğretim görevi üstlendi. Ardından, birçok kez A.B.D'ne gitti. Russell yaşamının son yıllarında özellikle insanlık sorunuyla ilgilendi. Nükleer bombaya karşı çıktı ve Jean-Paul Sartre'la birlikte, Vietnam'da savaş suçları (Russell I Mahkemesi) ve Latin Amerika'daki baskı (Russell II Mahkemesi) konusunda soruşturma yapmak için "Russell Mahkemesi"ni kurdu. YAPITLARI Russell en önemli ve en özgün katkıyı bilgi felsefesi alanında gerçekleştirdi. Gençlik yıllarında, idealist ve birci felsefeci F. H. Bradley'in etkisinde kalan Russell, ilk yazılarında idealist düşünceleri savundu. Leibniz felsefesini incelerken, bağıntıların önemini kavradı; Leibniz felsefesinin tutarsızlıklarından, bircilik ile idealizm "yanılgıları"ndan sorumlu olduğunu söylediği iç bağıntılar öğretisinin eleştirisini hazırladı. A Critical Expositionof the Philosophy of Leibniz (Leibniz Felsefesinin Eleştirel Bir Açıklaması,1900), Russell'ın İngiltere'deki yeni-hegelci akımla kesin olarak bağlarını koparmasının belirtisi oldu. Bu dönemden başlayarak, özellikle matematik felsefesi ve genellikle bilgi felsefesi için mantığın önemine inandı. The Principles of Mathematics'te (Matematik İlkeleri, 1903), mantıkçılık anlayışının ilk biçimini sundu. Sayıların, Homeros'un tanrılarının, bağıntıların, düşlerin ve dört boyutlu uzamların var olduklarını kabul etti. Daha sonraki yıllarda The Principles of Mathematics'm. varlıkbilimsel aşırılığını gidermeye çalıştı. 1905'te, "On Denoting" adlı yazısında, dilin mantıksal çözümlemesinin modelini oluşturan "betimlemeler kuramı"m geliştirdi. Russell,bütün felsefe gelişimi boyunca, indirgeyici çözümleme yönteminin uygulama alanını, söz konusu yöntemi genelleştirmeden genişletmeyi sürdürdü. Bilimkuramsal nedenler, betimlemeler yararına özel adları tümüyle elemesine engel oldular (Russell, iki tür bilgi arasında ayrım yaptı: Doğrudan bügi ve betimleme yoluyla bilgi). Sınıflara ilişkin mantıksal paradoksları elemek için gerçekleştirilmiş tipler kuramı, Russell'ın mantığa getirdiği bir başka katkısı oldu. A.N. Whitead ile birlikte yazdığı Principia Mathematica'da (Matematiğin İlkeleri, 1910-1913) matematiğin mantıkçı kavramına yetkin biçimini verdi. Felsefe Meseleleri (The Probiems of Plihosophy, 1912), Our Knowledge of the External VVorld (Dış Dünya Bilgimiz, 1914), Mistiktik ve Mantık (Mysticism and Logic, 1918), Analysis of Mind'da (Anlığın Çözümlenmesi,1927) bilgi kuramı üstündeki düşüncesinin temel aşamalarını belirledi. An Into Meaning and Truth (Düşünce ve Gerçek Üstüne Soruşturma, 1940) ve Bilimden Beklediğimiz (Hu-man Knovvledge, Its Scope and Limits, 1948), Russsel'ın tam anlamıyla felsefeyle ilgili son iki büyük yapıtını ve gerçeklik düşüncesini hiçbir zaman yitirmeyen bir felsefecinin temel yaklaşımını oluşturur. 1950'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Bertrand Russell'ın felsefe, siyaset, ahlak, eğitim, vb. konulardaki öbür yapıtları arasında da şunlar sayılabilir: The Practice and Theory of Bolshevism (Bolşevizmin Uygulaması ve Kuramı, 1920); How to be Free and Happy (Nasıl Özgür ve Mutlu Olunur, 1924); Eğitim Üstüne (On Education, 1926); Evlilik ve Ahlak (Mariage and Moral, 1929); Saadet Yolu (The Conquest of Happiness, 1930); Batı Felsefesi Tarihi (History of Western Philosophy, 1946); Neden Hıristiyan Değilim (Why I am not a Christian, 1957); My Philosophical Developement (Felsefe Gelişimim, 1959); vb.
|