Ana Menü

Felsefe

Seneca PDF Yazdır e-Posta
Filozoflar

Lucius Annaeus Seneca, büyük bir ik­tisadi gelişme içinde olan İspanya'nın Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu' na çok sayıda aydın yetiştirdiği bir dö­nemde Betica ya da Baetica'da (günü­müzde Andalucia) doğdu. Bir bilgin­ler ailesinden gelen Seneca'nın baba­sı hatip Seneca (Baba Seneca olarak da tanınır) hitabete düşkün Roma'da ün kazanmış bir kişiydi. Seneca, ba­basının yanında, Cicero'dan beri en gözde edebiyat etkinliği olan hitabeti öğrendi. Daha sonra öğrenimini Ro­ma'da sürdürdü ve yeni-pythagorasçı Sotion,stoacı Attalus gibi felsefeciler­le yakınlık kurdu. Söz konusu felsefe­cilerin etkisinde kalan Seneca dünya nimetlerine yüz çeviren bir stoacılığı benimsedi. Pek az yemek yemesinden ötürü sağlığı çok kötüleşti. Babasının ricalarım kıramayarak bu davranış­tan vazgeçti ve Mısır'a gitti. Helen kültürünün o çağdaki en önemli mer­kezlerinden biri olan İskenderiye'de bilim ve felsefe çevreleriyle ilişki kur­du.

 

Roma'ya dönünce, güzel konuşmasıy­la kısa sürede ün yaptı ve böylece si­yasal yaşama atıldı.Bu sırada Caligula ailesiyle bağlantı kurmuştu; ama Claudius I imparator olunca, Seneca Korsika'ya sürgüne gitmek zorunda kaldı, orada Consolatio ad Mardam 'ı (Marcia'ya Avunmalar) yazdı ve ken­dini felsefeye verdi. 49'da Agrippina tarafından yeniden Roma'ya çağrıl­dı; siyasal yaşamını sürdürerek, önce praetor, daha sonra konsül se­çildi. O sırada on üç yaşında olan Neron’un eğitmeni oldu.Öğrencisi için, stoa felsefesine dayanan ve in­san yaşamının temel sorunlarına iliş­kin olan Diyaloglar yazdı: De constantia sapientis (Bilgenin Değişmezliği Üstüne); De Tranquillitate Animi (Ruh Dinginliği Üstüne); De İra (Öfke Üstü­ne); De Providentia (İnayet Üstüne); De Clementia (Acıma Üstüne). Seneca'nın görüşlerini açıkça anlaşı­lır kılmaya yönelik olan yapıtları ke­sinlikle didaktik bir nitelik taşırlar. Dram sanatını ve ikna etme sanatını kaynaştıran Seneca soru-yanıt biçimi­ni benimser ve böylece istediği ama­ca ulaşır. Okurda, beklenen eylemi ya da tavrı ortaya çıkarma amacı güder ve üsluptan, bu amacı gerçekleştir­mek için yararlanır. Bu bakımdan parlak sözler, alaycılık, lirik atılımlar, bilgiç alıntılar ve nükteler, estetik araştırmaların sonucu olarak değil, bu amacı gerçekleştirmek için kulla­nılırlar. Düzyazılarında (Diyaloglar; Epistulae Morales adLucilium [Lucil-lus'a Ahlaki Mektuplar]; Avunmalar; Quaestiones Naturales [Doğa Sorun­ları]; İmparator Claudius'un Kabak­laşması [Apocolocynthosis şive Ludus de Morte Claudii]) ve şiir yapıtların­da, içeriği, biçime hiçbir zaman fe­da etmez.

  Seneca'nın dramatik yapıtları, çağı­nın tiyatro akımı içinde yer alır. He­len tiyatrosunun etkisinde kalan oyun­ları, bilgili ve kültürlü bir seyirci kit­lesi için yazılmıştır. Sahne ve metin ustalıkları yerine Seneca kahramanlarını karşı karşıya ve uzun uzadıya konuşturarak felsefi görüşlerini açık­lar. 

Göz kamaştırıcı bir sahneleme ve çok sayıda figüran, bu tür tiyatroyla, daha önce sözlü halk sanatından çıkmış olan ve onun izlerini taşıyan İ.Ö. III. ve II. yüzyılların tiyatrosu arasın­daki kopukluğu kapatamaz. 62'de gözden düşen Seneca, yeni­den felsefeyle uğraşmaya başladı. İmparatorluk sarayının tantanası, onun ahlakının sağlamlığını ve şaşmazlığını etkileyememişti. 65 yılın­da Piso gizli komplosuna karıştığı ile­ri sürüldü ve ölüm ile sürgünden biri­ni seçmesine karar verildi. Ölümü kü­çümseyen Seneca, bileklerini keserek intihar etti.

 

FELSEFİ GÖRÜŞLERİ

 

Seneca'nın felsefesinin önemli konu­ları, düşüncelerini, kalabalıklara açıklama aracı olarak gördüğü edebi­yat yapıtlarında yer alır. Seneca'ya göre insan, yaradancı bir evrende yer alır; Doğayı ve Tanrı Yardımı'nı izle­mek zorundadır. Yalnızca ruhu insa­na aittir ve onu, bilgiyle, bilgelik arayışıyla, "mutlu yaşam"la işlemek ge­rekir.

  Bilgece yaşam davranışları, ey­lemde gerçekleşir; bundan ötürü bil­gelik, yetkin bilgeliğini yaratışta ger­çekleştiren tanrısal modeli göz önüne almalıdır. Her eylem, genel tasarı uyarınca etkili olmalıdır. Çağdaşları­nı yola getirme, ideal bir hükümdarın yetişmesine yardımcı olma girişimiy­le, bilgeliğin tek insana ait olduğu ve onun için anlam taşıdığı düşüncesi arasmda bir karşıtlık vardır. Tek ba­sma elde edilen bu güç, insanın ken­disine, yaşama ve ölüme, yani bilge ruhun Evren'de bir yansıması olarak ortaya çıkan mutlu ölüme egemen ol­masıdır. 
 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle