|
Ömer Seyfettin, 28 Şubat 1884’te Gönen’de doğdu.İlköğremini Gönen’de tamamladı.İstanbul’da Harp Okulunu bitirdi(1903). 1911’e kadar orduda çeşitli görevlerde bulundu.1911’de ordudan ayrıldı. Selanik’te yayımlanan Genç Kalemler Dergisi kadrosunda yer aldı.Balkan Savaşı’nda askere alındı. 1913’te Yanya Savunmasında Yunanlılara esir düştü. Aynı yılın sonunda serbest bırakıldı. Ölümüne kadar bu okulda çalıştı. 6 Mart 1920 günü İstanbul’da öldü.Kabri Zincirlikuyu mezarlığındadır. Ömer Seyfettin, edebiyata şiirle başladı. İlk şiiri 1900 yılında Mecmua-i Edebiyye adlı dergide yayımlandı.Genç Kalemler’in ilk sayısında alan ‘Yeni Lisan’ adlı makalesinde, Servet-i Fünun Edebiyatının dil anlayışına karşı çıktı; halkın konuştuğu dille yazmanın gerekliliğini savundu. Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp’le birlikte Milli Edebiyatın kurucuları arasında yer aldı.Genç kalemlerden başka Yeni Mecmua, Şair, Vakit, Türk Dünyası, Akşam gibi gazette ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlandı. Ömer Seyfettin’in hikayeleri tipleri hem devrine ve hemde tarihsel birikime ışık tutan hikayelerdir. Milli Edebiyat akımının hikaye dalında ilk ve en büyük temsilcisi olan Ömer Seyfettin, Türk Hikayeciliğine kaynaklık yapmış, gelişmesine katkı da bulunmuş ve hala zevkle okunmakta olan bir yazardır.Dilinin sadeliği, ideolojik tutumu, tarihe yöneliş ve yorumlayışıyla döneminin en özgün temsilcisidir. Başlıca eserleri şunlardır: Harem (1918), Ashab-ı Keyfimiz (1918), Efruz Bey (1919), Kahraman, Bomba, Yüksek Ökçeler, Kurumuş Ağaçlar, Yalnız Efe, Falaka, Beyaz lale, Gizli Mabed, Aşk Dalgası…
|