Ana Menü

Felsefe

Parnasizm PDF Yazdır e-Posta
Sanat - Sanat Akımları

Parnasizm, «Sanat sanat içindir.» anlayışına dayanarak plastik güzelliğe önem veren ve dış âlemin tasviriyle egzotik şeylere merak sardıran bir edebî akımdır.Parnasizm, nesirden çok şiir sanatı üzerinde gelişen bir ekoldür.

Parnasizm, sanatı sosyal hayattan ayırmış, eşyanın ve dış tabiatın dış görünüşüne bağlamıştır. Ahlâkın gerdiği utanç perdesini yırtıp parçalamış, gözünü bu perdenin arka­sındaki plastik güzellliğe »dikmiştir. Bunun yanında, yabancı ülkelerin âdet ve sırlarına, manzaralarına merak sardırmış, oraların bu özelliklerini mısralarında yaşatmaya çalışmıştır.

1. Plastik güzellik :Parnasizmin plastik güzellikten anladığı şey, vücutların dış yapı estetiğidir. Parnasizm, ahlâk kurallarını ve sakınma­ları bir kenara atmış, vücudu soymuş ve onun heykelindeki ahengi seyre dalmıştır. Vücudun dış yapısındaki çizgi ahenklerini, renkler arasındaki uygunlukları sanatın diline getirmiş ve bu renklerle çizgilerden bir vücut heykeli yaratmaya çalış­mıştır. Duygu ve ihtiras gibi iç yapıya ait örgüleri sanatın dı­şına atıp, insanı sadece dış yapısnın çizgileri ve renkleri için­de düşünen parnasizm, şiirin dış yapışma, yani şiirin dış şek­line tamlık vermek için büyük çaba harcamıştır.

2. Şiirde dış yapı sağlamlığı :Eşyanın dışına bakan parnasizm, şiirin de dışına önem vermiştir. Mısrada mânadan çok, kelimelerin mısra içinde sı­ralanışları sırasında meydana getirdikleri ritim ve ses ahengi önemlidir. Yunan ve Latin heykellerinde göze çarpan şey, na­sıl duygu değil de mermerin lekesiz beyazlığı ise, mısradan alacağımız şey de duygu değil, kelimelerin yarattığı ahenk ve ritimdir. Bu düşüncenin etkisi altında panasizm, kelimelerin mısraa yerleştirilmesinde çok hassas davranmıştır. Bu sebep­ledir ki parnaslar, mısraı, güzel bir şekilde yanyana getirilmiş bir kelime cüzisi olarak kabul etmişler, onun özünde bir duy­gu aramamışlardır.Parnaslar, eski Yunan şiirine yön çevirdikleri zaman, Yu­nan şairlerinin, de duyguya önem vermediklerini, mısraı mey­dana getiren kelimeler arasındaki ses armonisini önde tuttuk­larını gördüler.

3.  Egzotik şeylere merak :Parnaslar, içinde yaşadıkları toplumun özüne bakma­dıkları için, onları daha çok tabiatın dış manzarası ilgilendir­miş, bu arada yabancı ülkelerin, sanata elverişli manzaraları ve âdetleriyle meşgul olmuşlar, buralardaki güzellikleri sana­ta, yani şiire getirmişlerdir.Parnasizm, aslında romantizme karşı bir tepkidir. Onun marazı tutumu, karakterlerin peşinden sürüklenişi, sanatı toplumun kucağına teslim edişi, parnas sanatçıların hoşu­na gitmiyiordu. Bu sanatçılar, nerede dıştan bir güzellik görü­yorlarsa oraya koşuyorlardı. Bunun için yabancı ülkelerin manzaraları, özellikle Yunanlıların sanat ülkesi, bu sanatçılar için bitmez tükenmez bir kaynak oluyordu.

4.  Tarihteki olaylara özlem :Parnaslar, kendi çağlarındaki sosyal çöküntüler karşısın­da, kendi tarihlerindeki yükselişlere karşı bir özlem duymuş­lar, bu olayları dış yapılarıyla mısraın ahengi içinde yeniden canlandırmaya çalışmışlardır. Bir muharebe meydanındaki at nalı sesleriyle kılıç şakırtılarının, top seslerini şiirin sesinde duyurmaya özenmişlerdir. Aynı tutumu, parnas bir şairimiz olan Yahya Kemal Beyatlı'da da görüyoruz. Konunun karak­terine göre mısrada veya şiirin tümünde ses meydana getir­mek, parnasizmin baş tasasıdır.Bu dört esas temele dayanan parnasizm, güzelliği duygu­suz saadetin bir sembolü olarak düşünmüş, güzelliğe duygu karıştığı zaman huzursuzluğun doğacağını ileriye sürmüştür. Huzursuzluk, saadetin düşmanıdır. Saadetin olmadığı yerde de güzellik barınamaz.

Parnasizm, nazım sanatını vezin ve kafiyeden, başka bir şey olarak düşünmemiştir. Bunun için de kafiyeyi tekerleme haline getirinceye kadar uğraşmıştır. Kafiyeye bu derece önem vermelerinin sebebi vardır. Kafiye, mısralar arasında beliren ahenk ve ritmin en son kabartısıdır. Mısralar arasındaki ses­ler kafiyelerde armonize olur.Realizmin ve natüralizmin pozitivist görüşünü, parnasizm de kabul etmekle, tabiatın ve insanın dış yapılışını objektif bir gözleme dayanmaktadır.Bir bakıma göre parnasizm, realizmin nazımda aldığı şe­kildir. Çünkü parnasizmde realizmin birçok motiflerini gör­mek mümkündür.Parnasizm, bizim edebiyatımıza Servet-i Fünun akımıyla girmiştir. Fakat tam olarak Batı parnasizminin karakteri ve ölçüsünde değildir.

Batı'da parnasizmin ilk habercisi Th. Gautier'dir. Onu takip edenler Banville ve Lisle'nin çevrelerinde toplanan kırk kadar şairdir.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle