Ana Menü

Felsefe

Bauhaus PDF Yazdır e-Posta
Sanat - Sanat Akımları

Weimar'da 1919 yılında Walter Gro­pius'un yönetiminde kurulan mimar­lık ve güzel sanatlar okulu. 1919-1925 yıllan arasında, XX. yy. uluslararası üslubunun oluşturulduğu bir merkez olan Bauhaus'da, Gropius'un, öncü sanata gönül ver­miş ünlü sanatçılar arasından seçti­ği öğretmenler görev aldı. Amaç, yapıtlarıyla "sanatı ve toplumu uzlaştırabilecek bir mimarlık toplu­luğu" yaratmaktı. Gropius'un be­nimsediği düşünceler (sanatçılar ve zanaatçılar arasındaki ayrımı kal­dırmak; sanatsal yaratı alanını, doğmakta olan bir toplumdaki yeni sanayiler ve yeni gereksinimlerden kaynaklanan bütün yeni alanlara yaymak), 1908 yılında kendisinin de başlıca öncüleri arasında yer almış olduğu Werkbund'un kurulmasında rol oynayan düşüncelerdi.

Mimarlık ve dekoratif sanatların araştırılması ve mimarlık üslupları ile sanayi ürünlerinin her iki kesimin işbirliği sonucu birleştirme­si, öğretileri, Belçika'da Van de Velde, Avusturya'da da Adolf Loos gibi mimarların atılımlarıyla, mimarlık alanında yeniden ele alındı. Konuyla ilgili çeşitli yöntemler ve örnek, Adolf Loos'un yayınladığı Ornament und Verbrechen (Süsle­me ve Suç) adlı tezde açıklandı. 

BAUHAUS ESTETİĞİ

Bauhaus'un benimsediği estetik an­layışının temelinde, soyut sanatır oluşum dönemindeki kurumlar yatar Gropius'a göre, Bauhaus bir okul değil, bir "düşünce"dir; öğretmen­lere ve öğrencilere, kısaca oluşumu­na katkıda bulunan herkese, sanayi ürünlerinin estetik özelliğini koru­mak ve XIX. yy'dan başlayarak makine üretimiyle birlikte,yaygınla­şan zevksizlikle savaşmak için etkili yollar sağlayan bir öğretidir. Gro­pius'a göre, teknik nesnenin halk tarafından, öbür nesneler arasın­dan fark edilip seçilebümesi için, biçimsel kaygının izlerini taşıması ve ruhsal bir anlayışla dolu olması gerekir.

Bauhaus grubu, daha sonra "sanayi estetiği" diye adlandırılan yeni bir üslubun yaratılmasına, yeni teknik olanak ve yöntemlerin bulunmasına çalışmıştır. Gerçekleştirilen ilk yapıt olan "am Horn evi" 1923 yılında sergilendiğinde, üslup birliği kura­mını ve süssüzlüğü yansıtan bütün ayrıntılarıyla büyük başarı kazan­mış, ama hareketi engellemek iste­yen resmî Alman çevreleri yumuşatılamamış, 1925'ten başlayarak Bauhaus'u kapatma kararı, grubu Dessau'ya gitmek zorunda bırakmış­tır. 1928 yılına kadar topluluğu Dessau'da yöneten Gropius'un.programda ve öğretim yöntemlerinde değişiklik yapılması, zanaatların mi­marlıktan üstün tutulmaya başlan­ması üstüne istifası ve yönetime ge­tirilen İsviçreli Meyer'in önerisiyle benimsenen yeni yöneliş sonucunda, ilk topluluğu oluşturan öğretmenle­rin de görevden çekilmeleriyle büyük atılım engellenmiştir. İkinci Bau­haus, mimar Mies van der Rohe'nin 1930'da getirdiği yeni düzenlemeye karşın, birincisi kadar verimli ve canlı olmayı başaramamıştır. 

BAUHAUS'UN PARÇALANMASI VE YAYGINLAŞMASI

1933 yılında nazi hükümeti Bauhaus' un kesin olarak kapatılmasına karar verince, Almanya'dan kovulan öğ­retmenler ve öğrenciler, dünyanın çeşitli ülkelerine yayılarak, Bauhaus'un yaratmış olduğu estetik anla­yışını da birlikte götürdüler: Buda­peşte'de Sandor Bortnik, Muhely'yi oluşturdu; Gropius, Feininger, Albers ve Mies van der Rohe, öğretim­lerini A.B.D'nde sürdürdüler; Moholy-Nagy Chicago'da New Bauhaus'u (İnstitute of Design) kurdu. Almanya'da savaş sonrası dönemde İsviçreli Max Bill, Ulm kentinde Bauhaus'un yenilen­mesini üstlendi. Sanayi estetiği an­layışı, hemen her yanda benimsenip öğretilmeye başlandı. 

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle