Ana Menü

Felsefe

Tevfik Fikret PDF Yazdır e-Posta
Edebiyat-ı Cedide - Servet-i Fünun

SERVET-Î FÜNÛN Edebiyatı'nın en büyük şairi. İstanbul'da doğdu (24 Aralık). Babası, mutasarrıflardan Çankırı'Iı Hüseyin Efendi'dir. İlköğrenimine Âksaraydaki Mahmudiye Valide Rüştiyesi'nde başlamış, sonra Galata­saray Sultanisi'ne verilmiştir. Fikret'in okul hayatı çalışkanlığı, örnek bir öğrenci karakterile geçmiş, bu sıralarda edebiyata merak sarmış, şiirler yaz­maya başlamıştır; okulu birincilikle bitirerek (1888), Hariciye Nezareti İstişare Odası'na girdi. İşi pek azdı. Bu işsizlik Fikret'i sıktı, istifa ederek ayrıldı. Çalıştığı zamana ait birikmiş aylıkları kendisine getirilip verildiği zaman «İşsizliğin karşılığı olan bir parayı alamıyacağını, Devlet hazinesine geri ve­rilmesi mümkün değilse, göçmenlere yardım için kurulmuş olan komisyona verilmesini» söyliyerek red etti.

Tevfik Fikret; Ticaret Mekteb-i Ali'sinde yazı ve Fransızca dersleri verdi. 1890 da, dayısı Trabzon Valisi Mustafa Bey'in kızı Nâzime Hannımla evlendi. 1894 de Sultanîdeki bir Türkçe öğretmenliği yarışmasını kazanarak, ilkokul öğretmeni oldu. Hükümet, o yıl, bütçe açığının memur maaşlarından keserek ka­patmaya kalkışınca, Fikret «mantıksız bir hükümete hizmet edemiyeceğini» bildirerek öğretmenlikten ayrıldı. 1891 de oğlu Halûk doğdu. Bu yıllarda İs­tanbul'da çıkan Mirsad, Malûmat, Maarif gibi dergilerde şiirleri çıkıyordu. «Es'at Necip, Mehmet Nazmi, Fikret, Mehmet Tevfik, Nazmi» imzalı şiir ve yazılar da onundur. 1896 yılı Ocak ayında Recaizade Ekrem, Fikret'i Ser­vet-i Fünûn dergisinin sahibi Ahmet İhsan'la tanıştırdı. Galatasaray Sulta­nisinde Fikret'in edebiyat öğretmeni olan Ekrem'in tavsiyesile Tevfik Fikret, Servet-i Fünûn dergisinin Kısm-ı edebî sermuharriri» oldu; dergi çevresinde toplanarak Edebiyat-ı Cedide akımım meydana getiren yazarların başında bulundu.

Fikret; 1899 yılı başlarında Robert Kolej'de açılan Türkçe öğretmenliğin kabul etti. 1901 de Servet-i Fünûn dergisi Hükümet tarafından kapatılınca Bebek'teki «Aşiyan» adını verdiği evine çekilerek, Kolej'deki öğretmenliğili ile yetindi. Bir yandan da istibdat aleyhindeki ünlü şiirlerini kaleme aldı.

1898 de, İsmail Safa'nın evindeki bir toplantı yüzünden tevkif edildi birkaç gün sonra serbest bırakıldı. 1908 de İkinci Meşrutiyet ilân edilince Hüseyin Cahit'le birlikte Tanin gazetesini kurdu. Politikanın kaypak, oynak, ahlaki manevî değerlerden uzaklaşan yanları Fikret'in yaradılışına uygun olmadığı için, gazeteden ayrıldı.Sanat Anlayışı

Fikret; sanatı yalnız güzelliğin peşi sıra koşmaktan kurtarmış, bir topluluğu kuran bütün bireylerin ortaklaşa hayatlarile ilgili bir gayeye yöneltmiştir. Bunun içindir ki memleketin haklarını, hayatım, düzenini tehlikeye düşüren her türlü siyasal ve sosyal baskıların, bağnazlığın, cehaletin, ahlâksızlığın aman­sız bir düşmanı kesilmiş, 1901 de Seryet-i Fünûn dergisinden ayrıldıktan sonra sanatını tamamile toplumun hizmetine vermiştir.

Fikret'te cümleler mısralara hakimdir, mısralara bağlı olmadan, normal olarak nerede bitmeleri gerekirse orada biterler. Böylelikle, bir cümleden bir kaç mısra kurabildiği gibi, cümlelerin sonu da mısraın herhangi bir yerine gelebilir. Eski nazmın «müstezâd»ını genişleten de Fikrettir. Avrupa nazım biçimlerinden sone'yi ilk kullanan, aruzu imâle'den zihaftan kurtaran, Türk dilini aruzun bünyesine başarile ilk uygulayan Fikret'tir. 

Tevfik Fikret; özgürlük, devrim, hak ve insanlık şairidir. Şiirlerinde sağ­lam bir nesir yapısı, kendinden önceki şairlerde görülmeyen iç ve dış yenilik­ler; toplumsal konular; biçim, kafiye serbestliği; ustalıklı bir aruz görülür.

Türk şiirinde insan, bilim fen, teknik sevgisi onunla gelişir. Şiirimizi, iç gözlemden dış gözleme, mistisizmden dinamizme kaydırır. Türk edebiyatının Batılılaşması hareketinde bir dönüm noktası olan Servet-i Fünûn akımının en önemli şairi Tevfik Fikrettir. «Yerinde kullanılmak şartiyle her kelimenin ayrı bir kuvveti, ayrı tabiatı, ruhu vardır. Avama bildirmek ve anlatmak için yaz­dığımız makalelerde tercihle en basitlerini, en açıklarını seçelim: fakat diğerle­rini de, yeri geldikçe, edebî zevke ihtiyaç oldukça, yazmak için saklıyalım..» görüşündedir.

Tevfik Fikret; aruzu, Türkçenin söyleniş ahengini bozmadan başarı ile kul­lanmış, anlamı birden çok beyitte tamamlıyarak şiire konuşma dilini getirmiş, konu alanını tamamen genişletmiş, «Türkçe şiir» örgüsünde dillerde kalan bir söz, bir ses kompozisyonu; sağlam, ahenkli bir şiir dili yaratmış, şiirimizi getirdiği yeniliklerle, geleneksel olmaktan kurtarmıştır. 

Tevfik Fikret'in Eserleri:

Tabiat tasvirlerini, kişisel duygularını, günlük yaşantılarımızda karşılaştığımız olayları, bazı toplumsal şiirlerini topladığı Rübab-ı Şikeste (Kırık Saz, 1896, 1897, 1909, 1945); Haluk’un Defteri (1911, 1945); Rübabın Cevabı (1912); Tarih-i Kadim - Doksanbeşe Doğru (1928); hayatının sonlarına doğru çocuklar için hece ölçüsüyle yazdı manzumelerin yer aldığı Şermin (1914, 1946); büyük edebî tartışmalara yol açan, kitaplarında bulunmayan şiirleriyle ölümünden yıllarca sonra yayınlanmıştır : Son Şiirler (1952); bu kitapta Fikret'in çetin tartışmalara sebep olan Tarih-i Kadîm, Tarih-i Kadîm'e Zeyl, Doksan Beşe Doğru, Rübabın Cevabı, Revzen-i Mahlû, Hân-ı Yağma, Sancak-ı Şerif Huzurunda adlı manzumeleri vardır. «Musahabe-i Edebiyye» başlığı ile Servet-i Fünûn'da, «Hafta-i Edebî» başlığı ile Tarik gazetesinde yayınlanan nesirleri vardır

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle