|
|
|
Tanzimat Edebiyat -
Tanzimat Edebiyatı
|
|
TANZİMAT edebiyatı yıllarında halka okuma zevkini aşılayan büyük gazeteci ve romancımız. İstanbulda, Tophane'de doğdu. Bezci Süleyman Ağa'nın oğludur. Beş yaşında iken, babasını kaybettiği için, büyük sıkıntılara düştü. Mısır çarşısmda bir aktar dükkânına çırak olarak girdi, İlköğrenimini, ağabeysinin yanında, Vidin'de yaptı (1854 -1859), Niş Rüştiyesini bitirdi (1863), Rusçuk'ta Mektubî Kalemi'ne girdi; bir yandan da Fransızca öğreniyor, «Tuna» gazetesine yazılar yazıyordu. Mithat Paşa ile Bağdat'a gitti (1868). Bağdat'ta bir basımevi kurdu; «Zevra» gazetesini çıkardı. İstanbul'a döndü (1871). «Ceride-i Askeriyye», «Basiret» gazetelerine yazdı. Küçük bir basımevi kurdu; «Dağarcık», «Kırkanbar» dergilerini; «İbret», «Devir», «Bedir» gazetelerini çıkardı. «Duvardan Bir Şada» başlıklık yazısı yüzünden tutuklandı; Rodos adasına sürüldü (1873). İlk romanları ile oyunlarını burada yazdı. Abdülaziz tahttan indirilince İstanbul'a döndü (1876). Takvim-i Vakaayi, Matbaa-i Amire müdürlüklerinde bulundu (1877). Gazetecilik tarihimizde önemli bir yeri olan «Tercümanı Hakikat» gazetesini kurdu (27 Haziran 1878); bu gazetedeki makale, hikâye ve romanlarile halk arasındaki ünü daha da genişledi. Damadı Muallim Naci, Ahmet Rasim, Hüseyin Rahmi Gürpınar da bu gazellerde çalışıyordu. Gazetecilik yapan, durmadan kitap çıkaran Ahmet Mithat, bir yandan da Karantina kâtipliği (1885); Meclis-i Umur-u Sıhhiye ikinci reisliği yaptı (1895). Stokholm'de toplanan müsteşrikler kongresine katıldı (1888). Üniversitede genel tarih, Kız Öğretmen Okulu'nda pedagoji okuttu. İstanbul'da, öğretmenlik yaptığı Darüşşafaka'da, kalb sektesinden öldü (28 Aralık); Fatih türbesi civarına gömüldü. Ahmet Mithat; büyük okur kitlesini gerçekten kazanmayı bilmiş popüler ansiklopedik bir yazardır. Yazdıklarının sanatla, kalıcılıkla pek ilgisi olmadığını bile bile, halkı aydınlatmak, çoğunluğa bir şeyler öğretmek gayesindedir. Zamanının en çok okunan romancısıdır. Halkın psikolojisini çok iyi bilir; sade bir dili, açık bir anlatışı vardır. Halkımıza en geniş çapta ilk okuma zevkini aşılamasına karşın, bugün elimizde tarihsel değerinden başka niteliği bulunmayan, bir yığın kitabı bulunmakladır. Ancak, onun büyük görevini her türlü karanlığın, geriliğin, yoksulluğun pençesinde kıvranan ulusumuza yurt çapında Hace-i Evvel «İlk öğretmen» oluşunda, her evde âdeta bir ilkokul açısında aramak gerekir, ömrü boyunca daima öğrendi. Yazarak, söyleyen bildiklerini öğretti. Eserleri Ahmet Mithat; makale, eleştiri, çeviri, gezi, anı, hikâye, piyes, roman türlerinde; edebiyat, tarih, felsefe, din, coğrafya, biyoloji, astronomi, fizik, matematik, ekonomi, musiki, mitoloji, fizyoloji, askerlik, hokkabazlık... vb. konularında yazılar yazmış; kitap olarak iki yüzden fazla eser vermiştir. Bunlardan kırktan fazlası romandır. En tanınmış başlıca romanları şunlardır: Hasan Mellah (1874), Hüseyin Fellâh (1875), Dünyaya İkinci Geliş (1875), Felâtun Beyle Rakım Efendi (1875), Paris'te Bir Türk (1876), Henüz 17 Yaşında, Dürdane Hanım (1881), Haydut Montari (1889), Jön Türk (1910); hikâyelerinin çoğunu topladığı kitap Letâif-i Rivâyât, Yeniçeriler (1942), Obur (1945). Rodos sürgününü anılarını Menfa (Sürgün yeri, 1876) İsveç gezisi izlenimlerini Avrupa bir Cevelân (Avrupa'da Bir Gezinti, 1891) kitabında anlatır. Bunlardan başka «Çengi, Çerkez Özdenler, Açık Baş, Siyavuş» tiyatroları «Felsefe Tarihi, Kâinat (16 kitap) Uss-i İnkılâp, Mufassal (üç cilt), Edyan Tarihi, Umumî Tarih, Zübdet - ül -hakaayık..» tarihleri; «Onbinlerin Ricatı, Sait Beyle Muhaveremiz, Hace-i Evvel, Ben Neyim? Çocuğun Melekât-ı Akliyesi Beşir Fuat, Fatma Aliye Hanım, Pariste Yirmi Bin Budi, Şopenhavr'ın Redd-i Hikmeti, Niza-ı İlm ü Din, Müdafaa, Ana - Baba Olmak Sanatı, Hal -ül -ukat (düğümlerin çözülmesi), Beşair, İstipşar..» kitapları vardır.
|
|
|