|
İzmir Fransız Koleji'nde okuduktan sonra İstanbul'a gelerek Mekteb-i Hukuk-u Şahane'yi (Hukuk Fakültesi) bitiren (1906) Hüseyin Saadettin Arel, Adliye Nezareti'nde (Adalet Bakanlığı) ve Şurayı Devlet'te (Danıştay) çalıştı. 1918'de Şurayı Devlet kaldırılınca, avukatlığa başladı. 1923-1928 yılları arasında İzmir'de yaşadı; sonra İstanbul'a dönüp, 1953'e kadar avukatlık yaptı. Türk Hukukçular Derneği'nin kurucusu ve ilk başkanıdır. MÜZİK ÇALIŞMALARI Hüseyin Saadettin Arel, Fransız Koleji'nde öğrenim gördüğü yıllarda mandolin ve Batı müziği dersleri aldı; sonra Şeyh Cemal Efendi'yle makam, usul ve ud çalıştı. İstanbul'a gelince tanınmış şarkı bestecisi Şekerci Cemil Efendi'den ders aldı ve çeşitli öğretmenlerden birçok çalgıyı çalmasını öğrendi. Hukuk öğrenimini bitirdikten sonra Edgar Manas'tan Batı müziği (armoni, kontra-punto, füg) dersleri aldı. Çalgılama, bestecilik, müzik tarihi ve orkestralama bilgisini ilerletti. Klasik Türk müziği alanında, dönemin ileri gelen müzikçilerinden (özellikle Hüseyin Fahrettin Dede'den) yararlandı. Türk ve Batı müziklerinin yanı sıra Hint, Çin ve Japon müziklerini inceledi. Türk Flarmoni Derneği'nin kurucusu ve ilk başkanı olan Hüseyin Saadettin Arel, 1943-1948 arasında İstanbul Belediye Konservatuvan müdürlüğü yaptı; günümüzde de düzenli konserler vermeyi sürdüren İcra Heyeti'ni kurup yönetti. 1948' de açılan İleri Türk Musikisi Konservatuvarı'nın kurucuları arasında yer aldı. Şehbal (1909-1914), Türklük (1939-1940) ve Musiki Mecmuası (1948-1955) adlı dergileri çıkardı. Yazıları, konferansları ve dersleriyle Türk müziğinin çoksesli çağdaş bir sanat olarak gelişmesi yolunda büyük çaba harcayan Hüseyin Saadettin Arel'in asıl çalışması, hâlâ fiziksel ve matematiksel özellikleri belirlenmemiş olan Türk ıskalasını ve Türk makamlarını bilimsel olarak açıklayan bir kuram ve buna dayalı bir nota sistemi oluşturma konusundadır. Bu amaçla Rauf Yekta Bey'le, özellikle Suphi Ezgi'yle işbirliği yapmış, uzun araştırmalar sonunda Suphi Ezgi'yle birlikte "Arel-Ezgi Kuramı" adı verilen sistemi ortaya koymuştur. Çargâh makamı dizisini (Batı müziğindeki do majör gamı) anadizi kabul eden bu sistem, geleneksel yöntemlerle müzik öğrenenler tarafından yetersiz bulunmaktadır.Hüseyin Saadettin Arel, yedi yüzü aşkın bestelerinde klasik Türk müziğinin aşağı yukarı her biçimini kullanmış, ayrıca, Türk makamların: dayanarak yetmiş dolayında çokses li oda müziği ve koro parçası yazmıştır. Besteleri: Düğün Evinde (hüseynî oyun havası); Fani Hayat (aşkefza saz semaisi); Köyden Haber (uşşak saz semaisi); İşveler (uşşak peşrev); Mini Mini Peşrev (nihavent); İnce Bir Bulut Gibi Siyah İpek Peçesi (kürdili hicazkâr şarkı); vb. Türk müziği üstüne yapıtları: Türk Musikisi Nazariyatı Dersleri (1968; ölümünden sonra yayımlandı); Türk Musikisi Kimindir? (1969; ölümünden sonra yayımlandı).
|