|
Bahriye Mektebi'ni (1900) ve Sanayi-i Nefise'yi (Güzel Sanatlar Akademisi) bitirdikten (1909) sonra Paris'e giden Mehmet Ruhi Arel, Güzel Sanatlar Ulusal Yüksek Okulu'nda Fernand Piestre Cormon'un yanında beş yıl çalıştı. Birinci Dünya savaşı başlayınca yurda dönüp, Akademi'de perspektif öğretmenliğine atandı. Ama bir süre sonra, "Akademi'deki sanat eğitimini, çağın gidişine uygun görmediği için" görevinden ayrılarak, Dârü-leytam, Kabataş, Namık Kemal, Kız Muallim okullarında ve Bahriye'de resim öğretmenliği yaptı. Bir ara yeniden Akademi'ye döndüyse de, yapılmasını istediği yenilik ve reformlar, ancak ölümünden birkaç yıl sonra gerçekleştirilebildi. Ressamlar Cemiyeti'nin kurulmasında büyük katkısı olan Mehmet Ruhi Arel'in resimleri, yaşadığı dönemde Almanya, Avusturya ve İtalya'daki karma sergilere gönderilmiştir. Özellikle perspektif bilgisi Ahmet Ziya Akbulut’un perspektif bilgisi kadar geniş olan sanatçı, birinci Dünya savaşından hemen sonra Şişli'de Envar Paşa tarafından açılan atölyede, çağdaşı birçok ressamla birlikte çalışmış, kahramanlık konuları içeren kompozisyonlar yapmıştır.Yaşadığı dönemde yeterince anlaşılıp değerlendirilmemiş bir sanatçı olan Mehmet Ruhi Arel, özellikle yöresel nitelikli yapıtlarıyla çağdaş Türk resminde bir "yol açıcı" kimliği taşır, birçok tablosunda özelliklede İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'ndeki büyük Taşçılar kompozisyonu) toplumlal içerikli figürlere öncelik vermiş, halk yaşamına bir gözlemci tutumuyla eğilmiştir. Çok figürlü büyük boyutlu kompozisyonlarında, Osman Hamdi Bey'in başlatmış olduğu geleneğin içinde yer alır gibi görünürse de, daha çok Hoca Ali Rıza'nın çizgisine yakındır.
|