|
Gazeteci, yazar, besteci Ahmet Rasim, 1864 yılında İstanbul'da doğdu. 21 Eylül 1932'de yine istanbul'da yaşama gözlerini yumdu. Ahmet Rasim, bazı yazılarında Leyla Feride imzasını da kullandı. Kıbrıslı posta memuru Bahaeddin Efendi ile Nevber Hanım'ın oğlu olan Ahmet Rasim, henüz dünyaya gelmeden, babası annesinden ayrıldığı için, çocukluğunu annesinin yanında, babasız, üvey babalar ve yoksulluklar içinde geçirdi. Ama okul hayatı çok başarılı geçti. Girdiği mahalle okullarından sonra, Darüşşafaka'yı birincilikle bitirdi (1883). Darüşşafaka'dayken edebiyata büyük bir ilgi duydu. Çeşitli edebiyat toplantılarını bilinçli olarak izledi. Okul hayatından ayrıldıktan sonra 16 ay, Posta Telgraf Nazırlığı Fen Kalemi'nde katiplik yaptı. Memurlukta gözü yoktu. O ilerde kendisine büyük yardımları dokunacak olan Ahmet Mithat gibi, serbest yazar olmak istiyordu. Nitekim bu tasansını gerçekleştirdi. Önce Ceride-i Havadis'te "Yolcu" başlığını taşıyan ilk yazısını yayımladı. Bunu ötekileri izledi. Daha sonra Ahmet Mithat'ın başyazar olduğu Tercüman-ı Hakikat'te yazılan çıkmaya başladı, onunla tanıştı ve 21 yaşında yazı kadrosuna katıldı. Ahmet Rasim, İkdam, Malumat, Sabah, Tasvir-i Efkar, Yenigün, Akşam, Zaman, Vakit ve Cumhuriyet gazetelerinde de çalıştı. Çok sayıda güftesi ve bestesi var. Cumhuriyet kurulduktan sonra 1927-1932 yıllan arasında İstanbul Milletvekili olarak parlamentoya girdi. Öldüğünde sayısı 140'a varan türlü eserleri bulunuyordu. Ahmet Rasim'in geniş bir ilgi uyandıran yazarlığı, günlük olayları keskin çizgilerle karikatürize eden, kıvrak ve çekici üslûbuna dayanır. Ayrıca "her sınıf halkın yaşayışlarını, inançlarını, görenek ve geleneklerini çok iyi bilip, tasvir ettiği kişileri şiveleri, argolan, kılık kıyafet ve tüm incelikleriyle" gerçekçi bir şekilde dile getirerek, namuslu gazeteci tipine örnek oldu. Türk basınının sürekli yazı yazan önde gelen gazetecilerinden olan Ahmet Rasim, asıl ün yaptığı anı, fıkra, makale, hikaye ve romanlarının yanında elektrik, alfabe, aritmetik, tarih, dilbilgisi, sağlık vb. alanlarda da yapıtlar verdi. Gazeteciliği meslek edindi. Bu bakımdan yazarlığı, böylesine geniş bir alana yayıldı. Yazarlığında "orta tabaka okuyucusuna yararlı olmak" ilkesiyle hareket etti. Güncelliğini yitirmeyen, her an taptaze kalabilen konuları, yalın bir dille etkili olarak işledi. Asıl ününü fıkra yazarlığında göstererek de Türk toplumunun 100 yıllık bir panoramasını çizdi. Ahmet Rasim, çocukluğunun tatlı ve acı anılarını Falaka ve Gecelerim adlı iki ayrı kitapta dile getirdi. Henüz dünyaya gelmeden babasının annesinden ayrılışı, değiştirilen evler ve buna bağlı olarak değiştirilen mahalle okulları, Ahmet Rasim'in ailesini koruyan büyük halası ile kocası Miralay Laz Mehmet Bey... Eniştenin ölümüyle Darüşşafaka'ya veriliş... Bu kitaplarda bütün gerçeğiyle sergilenir. Falaka dediği "Haliz Paşa mektebi'"nin falakasıdır. Bu yüzden Ahmet Rasim, sık sık okuldan kaçacak, eniştesi ona özel hocalar tutacaktır. O, okulun hocası Hafız İsmail Efendi'yi "elindeki sopayı, pişgarında iki hafızın kıvıra kıvıra tuttuğu büyük falakanın ta ortasında sıkı sıkıya yan yana duran iki çıplak tabana gerile gerile birbiri ardınca indiren, sarığı çözük, benzi atık, gözleri donuk, bıyığı sakalına karışmış, safi sinir kesilmiş biri" olarak tanımlayacaktır. Gecelerim dediği ise, "kalın duvarlı, iri pencereli mazbut (düzgün) koğuşlardan birinde karaninesiz, : sütninesiz, validesiz, dar bir karyola üzerinde yalnız yattığı" Darüşşafaka'daki geceleridir. Okuldan kaçıp Şehzadebaşı avlusunda ceviz oynarken kalfa tarafından yakalanıp okula getirilince, hocanın, falakaya yatırıp ayak parmaklarına kan oturuncaya kadar dövmesi yüzünden, okuldan alınarak, Darüşşafaka'ya verildiğini anlatır. Şehir Mektupları ise, onun İstanbul'a olan tutkusunun birer belgesidir. Eserleri Fıkra ve anı türünde olanlar: Gecelerim (1894), Şehir Mektupları (4 cilt, 1896,1910-1911), Eşkal-i Zaman (1913), Cidd-ü Mizah (1918), Fuhş-i Atik (2 cilt, 1922), Muharrir Şair Edip 1924), Gülüp Ağladıklarım (1926), Falaka 1927), Muharrir Bu ya (1927), Ramazan Sohbetleri (1913). Tarih kitabı: Resimli ve Haritalı Osmanlı Tarihi 4 cilt, 1910).
|