Türk romancısı ve öykücüsü (Girit, 1890-İzmir, 1973). Asıl adı Cevat Şakir Kabaağaçlı'dır. Büyükada mahalle mektebine gittiği sırada ingilizce dersleri de alan Cevat Şakir, hazırlık sınıfını atlayarak girdiği Robert Kolej'i bitirdi (1904). Denizci olmak istemesine karşın, ailesinin isteğiyle yükseköğrenimini İngiltere'de, Oxford Üniversitesi'nin Yakın Çağlar Tarihi Bölümü'nde tamamladı (1908).
Daha Robert Kolej'deyken okuma ve çeviri yapma uğraşısına girmiş olan Cevat Şakir, yükseköğrenimi sırasında da Batı kültürünü kaynağından izleme olanağını buldu. İspanya ve İtalya'da resim çalışmaları yaptı. Yurda döndükten sonra (1910) İnci, Resimli Hafta, Resimli Ay gibi dergilerde çeviri, karikatür ve çizgi romanlar yayımlamaya, kapak resimleri çizmeye ve öyküler yazmaya başladı. 1925'te, Zekeriya Sertel'in çıkardığı Resimli Hafta dergisinde, Hüseyin Kenan takma adıyla yayımladığı "Hapishanede İdama Mahkûm Olanlar Bile Bile Asılmağa Nasıi Giderler?" başlıklı yazısının halkı askerlikten soğuttuğu suçlamasıyla İstiklal Mahkemesi'nde yargılandı ve üç yıl Bodrum'da kalebentliğe mahkûm edildi; Mavi Sürgün'de (1961) öyküsünü anlattığı Bodrum kalebentliği, onun yaşamında bir dönüm noktası oldu. Bodrum'un eski adı olan Halikarnassos sözcüğünden kalkarak kendine Halikarnas Balıkçısı takma adını aldı. Cezasının bitiminden sonra, Bodrum'a yerleşen Halikarnas Balıkçısı, burada birçok Eskiçağ yapıtının ortaya çıkmasına katkıda bulundu. 1947'de İzmir'e yerleşti; İstanbul ve İzmir gazetelerinde yazılar yazdı, turist rehberliği yaptı. 13 Ekim 1973'te İzmir'de ölen Halikarnas Balıkçısı, Bodrum'a gömüldü.
COŞKU DOLU BİR YAZAR
Anadolu'yu uygarlıkların beşiği olarak tanımlayan ve Anadolu'nun iki bin yıl boyunca yeryüzü uygarlığına katkısını araştıran Halikarnas Balıkçısı, incelemelerinde sürekli olarak bu düşünceyi işlediği gibi, roman ve öykü türündeki yapıtlarında da Anadolu uygarlığı içinde oluşmuş Ege ve Akdeniz insanını konu aldı. Anadolu' nun Sesi (1971), Hey Koca Yurt (1972) gibi incelemelerinde, yurt sevgisinin Anadolu uygarlığını benimsemekle özdeş olduğunu belirledi.
İnsan sevgisiyle dolu, yaşam tutkunu bir yazar olan H Balıkçısı'nın roman ve öykü lerinde ana konu, deniz ve denizden kazanan deniz insanıdır. Onun yapılarında, deniz, yapıtın bir kahramanı olarak, insanın yazgısını belirleyen etmendir. Denizle trajik içinde olan kahramanları, kopamamanın yazgısını yaşarlar.
Roman ve öykülerini, coşkun bir dille, deniz ve doğa tutkusunu anlatan bir anlatımla işlemiş Halikarnas Balıkçısı, yarattığı şiirsel ve lirik anlatımla özgün bir yazar olmayı başarmıştır.
Eserleri:
Roman: Aganta Burina Burinata (1946); Ötelerin Çocuğu Uluç Reis (1962); Turgut Reis (1962) Deniz Gurbetçileri (1969).
Öykü: Ege Kıyılarında (1939) Merhaba Akdeniz (1947); Egenin Dibi (1952); Yaşasın Deniz, Gülen Ada (1957); Ege'den, Gençlik Denizlerinde
Anı: Mavi Sürgün (1961).
İnceleme: Anadolu Efsaneleri, Anadolu Tanrıları (1955); Anadolunun Sesi (1971); Hey Koca yurt (1972).