Ana Menü

Felsefe

Tiyatro PDF Yazdır e-Posta
Edebiyat

TİYATRO; sahne eseri, sahne eserlerini oynama sanatı ve sahne eser­lerinin oynandığı yer; dram, komedi, trajedi gibi sahnede oynan­mak üzere yazılan edebiyat türlerinin ortak adına; bu türleri sahnede oynama sanatına; bu gibi oyunların oynandığı binaya denir. Tiyatro edebî türler içerisinde en canlı; güzel sanatların diğer kollarından en fazla hayata yakın olanıdır.

Tiyatro ikinci yaşamdır. Oyuncu oyunları oynarken her defasında, seyirci ise seyrettiği kadar yaşar. Tiyatronun önemi; görme ve duy­ma gibi iki temel öğe üzerine kurulmuş olmasından ileri gelir. Tiyat­roda; söz ve davranış birbirini tamamlar; bu iki öğenin bir araya gel­mesinden gerçek tiyatro doğmaktadır.

Tiyatro olayları; dekorları ve kişilerile hayatta olduğu gibi gözü­müzün önünde canlandırablir. Bunun için de güzel sanatların hepsin­den faydalanmıya elverişlidir. Kalabalığın karşısında oynandığı için, kit­leleri arkasından sürükliyebilir. Tiyatro, ruh birliği yaratan bir sanattır. Tiyatro; toplumsal gerçekleri savunmalı, eğlendirirken eğitmelidir.

 TİYATRO ESERİ

Hayat olaylarını sahnede canlandırmak için yazılan esere tiyatro yapıtı yahut piyes denir... Hayat dilimi anlamına gelen piyes, sahnede oynanmak için yazılan edebî bir eserdir. Okunmak için ve görün­mek için yazılır. Piyes temsilin kadavrası sayılır; ona bir varlığın ca­nını, ruhunu ve kişiliğini aktör verir.

Tiyatro eserinde dolu cümle esastır. Tiyatro oyununda bütünün güzelliğini bozacak hiçbir şey bulunmamalıdır. Oyun yazan, eseri üze­rinde gayet titiz olmalı, kelimeleri çok ölçülü kullanmalıdır. Çünkü söylenen her söz, yapılan her hareket sahnede büyük bir anlam taşır.

Tiyatro eserlerinde başlıca üç önemli öğe bulunur: 1. Olay, 2. Şa­hıslar 3. Olayın geçtiği yer.

Tiyatro eserlerinde; olayı oluşturan kişilere şahıs; bu şahısları sahnede yaşatan kimselerden erkek olanına aktör; kadın olanına aktris; şahısların tiplerine göre, artistlerin çehrelerinde yaptıkları değişikliğe makyaj; giy­dikleri elbiseye kostüm; aktör ve aktrisin sahnede şahısları canlandırma­sına rol; eseri sahneye koyan kimseye rejisör; olayların geçtiği yere dekor; şahısların sahneden ayrılıp tekrar sahneye girmelerine meclis veya sahne; sahnedeki perdenin açılmasiyle başlanıp kapanmasiyle biten bölüme perde adı verilir. 

TİYATRO OYUNU YAZMA

Oyun yazarı; tiyatronun öğretici bir nitelik taşıyan okul olduğunu hiç bir zaman unutmamalıdır. Geri kalmış Ulusları en çabuk yoldan eğitmenin yollarından biri de tiyatrodur. Yazar seyircinin dikkatini mümkün olduğu kadar çabuk sahneye çekebilmeli, bu ilgiyi değerin­den kaybettirmeden oyunun sonuna kadar sürdürebilmelidi. Yazar; tema'yı, ana fikri, özü seyirciye farkında olmaksızın verebilmen, se­yirci birşeyler öğrendiğini ancak kendini yoklayınca anlamalıdır.

Tiyatro yazarı; herşeyden önce, geniş bir kültür sahibi olmalı; sah­ne tekniğini çok iyi bilmeli; sade okuyarak değil, tiyatroya giderek, tem­sillerde bulunarak, her eserin, her tekniğin, her yeni buluşun seyirci üzerinde nasıl bir etki bıraktığını görmelidir.

Piyes yazmak da; roman, hikâye, şiir yazmak, bir mimarî, bir mu­siki eseri meydana getirmek gibi, önceden edinilmesi gereken birtakım bilgilere, uzun bir gözleme, tiyatro denilen âlemin yakından tanınma­sına, sahne hayatının bütün olanakları ve etkileriylîe kavranmasına, sözün, harekete, hareketin söze uymasına bağlıdır.

TİYATRO OYUNUN BÖLÜMLERİ

Bir tiyatro oyun planının üç önemli bölümü vardır: 1. Serim, 2. Dü­ğüm, 3. Sonuç. 1. Serim; bir oyunun en önemli bölümüdür. Çoğun bi­rinci perdeyi doldurur. Oyunun konusu, olayların geçtiği yer ve kişiler hakkında seyirci bilgiye bu bölümde sahip olur. Eserin düğüm bölü­müne götüren hazırlayıcı sözler bu bölümde düzenlenir. Oyunun ge­nel havasmdaki duygu ve düşünce birliğini bozan öğelerin oyunda yer almamasına dikkat edilir. Kriz noktalan adı verilen etkili olaylar bir sıra izliyerek oyunun zirve durumuna, düğüm bölümüne getirir.

2.  Düğüm; olayın merak verici bir hal aldığı, çoğunlukla ana fik­rin ortaya koyduğu, dolaşık olguların çözülmeden önce toplanıp bir­leştikleri bölümdür. Oyun kriz noktalarının yardımı üe düğüm bölü­münden zirveye erişir. Olayın uzatılması, kısaltılması ile hatta oyu­nun bütünlüğünü bozmadan çıkarılması, ile zirve oyunun sonlarına is­tenilen bir yere itilir. Bundan sonra düşen aksiyon'un yeridir.

3.  Sonuç; olayın bir sonuca bağlandığı bölümdür. Yazar, özellikle, katastrof'a oyunu çözülüşe götüren önemli ve son olaya çok dikkat et­melidir. Oyundaki bütün soru işaretleri bu bölümde eriyeceğinden, ya­zar, olayları, ilgiyi arttıracak bir dozda sonuca vardırmalıdır. Seyirci üzerinde sonucun etkisi çok büyüktür. Bu son bölüm, bugünün tiyat­rosunda çok defa, sürprizli bir sonuçla, heyecanlı bir konuşma ile, gül­dürücü bir sözle bağlanmaktadır.

Oyun yazma konusunda, buna rağmen, birkaç temel direğinden başka önemli hiçbir kural yoktur denilebilir. Her yasar, kendi kuralım kendi yaratır. Çağdaş tiyatro yazarı artık eskisi gibi kurallara bağlı kalmak istemiyor.

 
 
 
Tüm Hakları Saklıdır.
İletişim: uneweb@hotmail.com
 
 
     
 
   
Design by go-vista.de and augs-burg.de

 
site ekle