|
TİYATRO; sahne eseri, sahne eserlerini oynama sanatı ve sahne eserlerinin oynandığı yer; dram, komedi, trajedi gibi sahnede oynanmak üzere yazılan edebiyat türlerinin ortak adına; bu türleri sahnede oynama sanatına; bu gibi oyunların oynandığı binaya denir. Tiyatro edebî türler içerisinde en canlı; güzel sanatların diğer kollarından en fazla hayata yakın olanıdır. Tiyatro ikinci yaşamdır. Oyuncu oyunları oynarken her defasında, seyirci ise seyrettiği kadar yaşar. Tiyatronun önemi; görme ve duyma gibi iki temel öğe üzerine kurulmuş olmasından ileri gelir. Tiyatroda; söz ve davranış birbirini tamamlar; bu iki öğenin bir araya gelmesinden gerçek tiyatro doğmaktadır. Tiyatro olayları; dekorları ve kişilerile hayatta olduğu gibi gözümüzün önünde canlandırablir. Bunun için de güzel sanatların hepsinden faydalanmıya elverişlidir. Kalabalığın karşısında oynandığı için, kitleleri arkasından sürükliyebilir. Tiyatro, ruh birliği yaratan bir sanattır. Tiyatro; toplumsal gerçekleri savunmalı, eğlendirirken eğitmelidir. TİYATRO ESERİ Hayat olaylarını sahnede canlandırmak için yazılan esere tiyatro yapıtı yahut piyes denir... Hayat dilimi anlamına gelen piyes, sahnede oynanmak için yazılan edebî bir eserdir. Okunmak için ve görünmek için yazılır. Piyes temsilin kadavrası sayılır; ona bir varlığın canını, ruhunu ve kişiliğini aktör verir. Tiyatro eserinde dolu cümle esastır. Tiyatro oyununda bütünün güzelliğini bozacak hiçbir şey bulunmamalıdır. Oyun yazan, eseri üzerinde gayet titiz olmalı, kelimeleri çok ölçülü kullanmalıdır. Çünkü söylenen her söz, yapılan her hareket sahnede büyük bir anlam taşır. Tiyatro eserlerinde başlıca üç önemli öğe bulunur: 1. Olay, 2. Şahıslar 3. Olayın geçtiği yer. Tiyatro eserlerinde; olayı oluşturan kişilere şahıs; bu şahısları sahnede yaşatan kimselerden erkek olanına aktör; kadın olanına aktris; şahısların tiplerine göre, artistlerin çehrelerinde yaptıkları değişikliğe makyaj; giydikleri elbiseye kostüm; aktör ve aktrisin sahnede şahısları canlandırmasına rol; eseri sahneye koyan kimseye rejisör; olayların geçtiği yere dekor; şahısların sahneden ayrılıp tekrar sahneye girmelerine meclis veya sahne; sahnedeki perdenin açılmasiyle başlanıp kapanmasiyle biten bölüme perde adı verilir. TİYATRO OYUNU YAZMA Oyun yazarı; tiyatronun öğretici bir nitelik taşıyan okul olduğunu hiç bir zaman unutmamalıdır. Geri kalmış Ulusları en çabuk yoldan eğitmenin yollarından biri de tiyatrodur. Yazar seyircinin dikkatini mümkün olduğu kadar çabuk sahneye çekebilmeli, bu ilgiyi değerinden kaybettirmeden oyunun sonuna kadar sürdürebilmelidi. Yazar; tema'yı, ana fikri, özü seyirciye farkında olmaksızın verebilmen, seyirci birşeyler öğrendiğini ancak kendini yoklayınca anlamalıdır. Tiyatro yazarı; herşeyden önce, geniş bir kültür sahibi olmalı; sahne tekniğini çok iyi bilmeli; sade okuyarak değil, tiyatroya giderek, temsillerde bulunarak, her eserin, her tekniğin, her yeni buluşun seyirci üzerinde nasıl bir etki bıraktığını görmelidir. Piyes yazmak da; roman, hikâye, şiir yazmak, bir mimarî, bir musiki eseri meydana getirmek gibi, önceden edinilmesi gereken birtakım bilgilere, uzun bir gözleme, tiyatro denilen âlemin yakından tanınmasına, sahne hayatının bütün olanakları ve etkileriylîe kavranmasına, sözün, harekete, hareketin söze uymasına bağlıdır. TİYATRO OYUNUN BÖLÜMLERİ Bir tiyatro oyun planının üç önemli bölümü vardır: 1. Serim, 2. Düğüm, 3. Sonuç. 1. Serim; bir oyunun en önemli bölümüdür. Çoğun birinci perdeyi doldurur. Oyunun konusu, olayların geçtiği yer ve kişiler hakkında seyirci bilgiye bu bölümde sahip olur. Eserin düğüm bölümüne götüren hazırlayıcı sözler bu bölümde düzenlenir. Oyunun genel havasmdaki duygu ve düşünce birliğini bozan öğelerin oyunda yer almamasına dikkat edilir. Kriz noktalan adı verilen etkili olaylar bir sıra izliyerek oyunun zirve durumuna, düğüm bölümüne getirir. 2. Düğüm; olayın merak verici bir hal aldığı, çoğunlukla ana fikrin ortaya koyduğu, dolaşık olguların çözülmeden önce toplanıp birleştikleri bölümdür. Oyun kriz noktalarının yardımı üe düğüm bölümünden zirveye erişir. Olayın uzatılması, kısaltılması ile hatta oyunun bütünlüğünü bozmadan çıkarılması, ile zirve oyunun sonlarına istenilen bir yere itilir. Bundan sonra düşen aksiyon'un yeridir. 3. Sonuç; olayın bir sonuca bağlandığı bölümdür. Yazar, özellikle, katastrof'a oyunu çözülüşe götüren önemli ve son olaya çok dikkat etmelidir. Oyundaki bütün soru işaretleri bu bölümde eriyeceğinden, yazar, olayları, ilgiyi arttıracak bir dozda sonuca vardırmalıdır. Seyirci üzerinde sonucun etkisi çok büyüktür. Bu son bölüm, bugünün tiyatrosunda çok defa, sürprizli bir sonuçla, heyecanlı bir konuşma ile, güldürücü bir sözle bağlanmaktadır. Oyun yazma konusunda, buna rağmen, birkaç temel direğinden başka önemli hiçbir kural yoktur denilebilir. Her yasar, kendi kuralım kendi yaratır. Çağdaş tiyatro yazarı artık eskisi gibi kurallara bağlı kalmak istemiyor.
|